Nil Nehri, sadece Afrika kıtasının değil, tüm dünyanın en uzun nehri olarak kabul edilir. Yaklaşık 6.650 kilometre uzunluğuyla, on bir ülkeyi (Tanzanya, Uganda, Ruanda, Burundi, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kenya, Etiyopya, Eritre, Güney Sudan, Sudan ve Mısır) sulayarak hayat verir. Tarih boyunca birçok medeniyetin doğuşuna ve gelişimine tanıklık etmiş, verimli toprakları ve su kaynaklarıyla insanlık için vazgeçilmez bir yaşam kaynağı olmuştur.
Nil Nehri, iki ana kolu olan Beyaz Nil ve Mavi Nil'in birleşmesiyle oluşur.
Nil Nehri, özellikle Mısır medeniyeti için hayati bir öneme sahiptir. Mısır'ın verimli toprakları, Nil'in düzenli taşkınları sayesinde oluşmuştur. Bu taşkınlar, toprağı besleyici minerallerle zenginleştirerek tarım için ideal koşullar yaratmıştır.
Nil Nehri, Mısır mitolojisinde de önemli bir yere sahiptir. Nehir, tanrı Hapi tarafından temsil edilir ve bereketin, bolluğun ve yaşamın kaynağı olarak kabul edilirdi. Nil'in taşkınları, tanrıların bir lütfu olarak görülür ve her yıl düzenlenen festivallerle kutlanırdı.
Günümüzde Nil Nehri, su kaynaklarının yönetimi, iklim değişikliği ve nüfus artışı gibi çeşitli zorluklarla karşı karşıyadır. Nehir üzerindeki barajlar (özellikle Etiyopya'nın inşa ettiği Büyük Etiyopya Rönesans Barajı), suyun akışını etkileyerek Mısır ve Sudan gibi ülkelerle gerginliklere neden olmaktadır. Sürdürülebilir su yönetimi ve bölgesel işbirliği, Nil'in geleceği için hayati öneme sahiptir.