1830'lu yıllar, Osmanlı İmparatorluğu için oldukça zor bir dönemi temsil ediyordu. Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Osmanlı yönetimine karşı isyan etmiş ve orduları Kütahya'ya kadar ilerlemişti. Osmanlı Sultanı II. Mahmut, bu tehdit karşısında geleneksel düşmanı Rusya'dan bile yardım istemek zorunda kaldı.
8 Temmuz 1833 tarihinde İstanbul'un Hünkar İskelesi semtinde imzalanan bu antlaşma, Osmanlı-Rus ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası oldu. Antlaşma sekiz yıl süreyle geçerli olacak şekilde tasarlandı.
Antlaşma, özellikle İngiltere ve Fransa tarafından büyük endişeyle karşılandı. Rusya'nın Akdeniz'e inmesi ve boğazlar üzerinde kontrol sahibi olması, Batılı devletlerin çıkarlarına aykırıydı.
Hünkar İskelesi Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu'nun "Şark Meselesi" içindeki zayıf konumunu gösteren önemli bir belgedir. Osmanlı yönetimi, iç tehditlere karşı dış destek ararken, boğazlar gibi stratejik bir değeri geçici olarak pazarlık konusu yapmak zorunda kalmıştır. Bu antlaşma, 19. yüzyıl Osmanlı diplomasisinin çıkmazlarını ve büyük güçler arasında sıkışmışlığını sembolize etmektedir.