İdare hukuku, devletin yürütme organı olan idarenin örgütlenmesini, işleyişini, görev ve yetkilerini, idari işlemleri, kamu hizmetlerini ve idarenin yargısal denetimini düzenleyen hukuk dalıdır. Devlet ile birey arasındaki ilişkileri düzenleyen bu hukuk dalı, kamu yararını gözetirken bireylerin hak ve özgürlüklerini de korumayı amaçlar.
İdarenin tüm işlem ve eylemlerinin hukuka uygun olması, keyfi davranışlardan kaçınması ve yargısal denetime tabi olmasıdır.
Yasama, yürütme ve yargı organlarının birbirinden bağımsız olarak çalışması, idarenin yürütme organı içinde yer almasıdır.
İdarenin her türlü işleminin kanuna dayanması, kanunun izin vermediği hiçbir işlemi yapamamasıdır.
İdarenin benzer durumdaki kişilere aynı işlemleri uygulaması, keyfi ayrımcılıktan kaçınmasıdır.
Belirli veya belirlenebilir kişileri ilgilendiren işlemlerdir (örn: memur atama, ruhsat verme).
Genel ve soyut nitelikte, herkesi bağlayan işlemlerdir (tüzük, yönetmelik, genelge).
İdarenin özel hukuk veya idare hukuku kurallarına göre yaptığı sözleşmelerdir.
İdarenin işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluğu idari yargı organları tarafından denetlenir. İdari yargı, Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinden oluşur. İdari yargıda temel dava türleri iptal davası, tam yargı davası ve idari sözleşmelerden doğan davalardır.
İdare hukuku, devlet ile birey arasındaki ilişkilerde dengeyi sağlayarak, hem kamu yararının gerçekleşmesini hem de bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunmasını güvence altına alır. Modern devlet anlayışının vazgeçilmez bir unsurudur ve hukuk devleti ilkesinin hayata geçirilmesinde kritik rol oynar.