Sauron, Orta Dünya tarihinde hem büyüleyici hem de korkutucu bir figürdür. Onun hikayesi, Melkor'un (daha sonra Morgoth) hizmetkarı olarak başladığı karanlık kökenlerinden, Orta Dünya'nın en büyük tehditlerinden birine dönüşmesine kadar uzanır. Başlangıçta bir Maia olan Sauron, Valar'ın yarattığı dünyanın güzelliğine hayran kalarak onlara hizmet etmeye başlamıştı. Ancak Melkor'un yalanları ve güç vaatleri, onu yoldan çıkardı ve karanlığa sürükledi.
Sauron, ilk zamanlarda Aulë'nin hizmetkarıydı. Aulë, zanaatkarlık ve yaratıcılıkla ilişkilendirilen bir Valar'dır. Sauron, Aulë'den çok şey öğrenmiş ve büyük bir zanaatkar ve sihirbaz olmuştur. Bu yetenekleri, daha sonra Melkor'un hizmetinde karanlık amaçlar için kullanacaktı.
Melkor'un etkisi altına giren Sauron, onun en güvendiği ve en güçlü hizmetkarlarından biri haline geldi. Melkor'un karanlık planlarını uygulamak için her türlü kötülüğü yapmaktan çekinmedi. Sauron, Melkor'un ordularının komutanı olarak görev yaptı ve birçok savaşta yer aldı.
Sauron, Birinci Çağ'da Melkor'un savaşlarında önemli bir rol oynadı. Elf ve insanlara karşı yapılan savaşlarda acımasızlığı ve stratejik dehasıyla öne çıktı. Özellikle, Tol Sirion adasının ele geçirilmesinde ve Minas Tirith'in (Birinci Çağ'daki) düşmesinde büyük bir rol oynadı.
Melkor'un yenilgisinden sonra, Sauron bir süre ortadan kayboldu. Ancak karanlık planlarından vazgeçmemişti. İkinci Çağ'da yeniden ortaya çıktı ve Orta Dünya'yı ele geçirmek için yeni bir plan yapmaya başladı. Bu planın merkezinde, Güç Yüzükleri'nin yaratılması vardı.
Sauron, Elflere yaklaşarak onlara yüzük yapma sanatını öğretti. Ancak gizlice, Tek Yüzük'ü yarattı ve bu yüzük sayesinde diğer tüm yüzükleri kontrol edebilecekti. Tek Yüzük, Sauron'un gücünün kaynağıydı ve onun yok edilmesi, Sauron'un da yok olması anlamına geliyordu.
Sauron, Güç Yüzükleri sayesinde Orta Dünya'da büyük bir güç elde etti. Mordor'u kurdu ve orkları, trolleri ve diğer kötü yaratıkları etrafında topladı. Amacı, tüm Orta Dünya'yı kendi karanlık hakimiyeti altına almaktı.
Mordor, Sauron'un karanlık krallığının merkeziydi. Burada, Barad-dûr kulesini inşa etti ve ordularını buradan yönetti. Mordor, Orta Dünya'nın kalbine saplanmış bir hançer gibiydi ve tüm özgür halklar için büyük bir tehdit oluşturuyordu.
Sauron'un yükselişi, Elf ve İnsanların bir araya gelerek Son İttifak'ı kurmasına neden oldu. Bu ittifak, Sauron'a karşı savaş açtı ve uzun ve kanlı bir savaşın ardından Sauron yenildi. Tek Yüzük, Isildur tarafından kesildi ve Sauron'un ruhu bedeninden ayrıldı.
Sauron'un yenilgisi, Tek Yüzük'ün kesilmesiyle mümkün oldu. Ancak Yüzük yok edilmediği için Sauron'un ruhu varlığını sürdürmeye devam etti. Üçüncü Çağ'da yeniden ortaya çıkmak için fırsat kolladı.
Sauron, Üçüncü Çağ'da Dol Guldur'da Necromancer olarak yeniden ortaya çıktı. Gücünü yavaş yavaş toplamaya başladı ve sonunda Mordor'a geri döndü. Tek Yüzük'ü arayarak yeniden eski gücüne kavuşmak istiyordu.
Sauron'un Necromancer olarak dönüşü, Orta Dünya için yeni bir tehdit oluşturdu. Gölgeden hareket ederek düşmanlarını zayıflatmaya çalıştı ve Tek Yüzük'ü bulmak için her yolu denedi.
Tek Yüzük'ün yok edilmesiyle Sauron'un gücü sonsuza dek kırıldı. Frodo Baggins ve Samwise Gamgee, Yüzük'ü Hüküm Dağı'nda yok ederek Sauron'un sonunu getirdi. Sauron'un karanlık hakimiyeti sona erdi ve Orta Dünya özgürlüğüne kavuştu.
Tek Yüzük'ün yok edilmesi, Sauron'un sonunu getiren olaydı. Bu olay, Orta Dünya tarihinde yeni bir çağın başlangıcı oldu ve özgür halklar için umut doğurdu.