Halit Ziya Uşaklıgil'in 1922'de yayımlanan Nur Baba romanı, bir tekke şeyhinin (Nur Baba) yoldan çıkışını ve bu durumun tekke üzerindeki etkilerini konu alır. Roman, aşk, tutku, toplumsal yozlaşma ve dinin istismarı gibi temaları işler.
Roman, Nur Baba'nın tekkeye gelişi ve kısa sürede kazandığı büyük saygınlıkla başlar. Nur Baba, gösterişli yaşam tarzı, etkileyici konuşmaları ve dini yorumlarıyla müritleri cezbeder. Ancak, Nur Baba'nın iç dünyasında büyük bir çalkantı vardır. Genç ve güzel Zehra'ya duyduğu tutku, onu yoldan çıkarır. Nur Baba ve Zehra arasında başlayan yasak ilişki, tekke içinde dedikodulara ve huzursuzluğa yol açar.
Celal, Nur Baba'nın bu durumundan büyük endişe duyar. Tekkenin itibarını korumak ve Nur Baba'yı doğru yola döndürmek için çabalar. Ancak, Nur Baba'nın tutkusu o kadar güçlüdür ki, Celal'in çabaları sonuçsuz kalır. Zamanla, tekkenin düzeni bozulur, müritler arasında ayrılıklar başlar ve tekke eski itibarını kaybeder.
Romanın sonunda, Nur Baba'nın yoldan çıkışı ve tekkenin çöküşü kaçınılmaz bir sonla noktalanır. Halit Ziya Uşaklıgil, bu romanıyla toplumsal eleştiri yaparken, aşkın ve tutkunun insan üzerindeki yıkıcı etkilerini de gözler önüne serer.