Rasyonalizm veya diğer adıyla Akılcılık, bilginin kaynağının esas olarak akıl olduğunu savunan felsefi bir akımdır. Bu görüşe göre, gerçek bilgiye yalnızca deneyim ve duyularla değil, akıl yoluyla ve mantıksal çıkarımlarla ulaşılabilir.
Sorgulama yöntemiyle, doğru bilginin insan zihninde zaten var olduğunu ve bunun diyalektik yoluyla ortaya çıkarılabileceğini savunmuştur.
Ünlü İdealar Kuramı'nı geliştirmiştir. Ona göre gerçek bilgi, duyular dünyasında değil, idealar dünyasında bulunur ve akıl yoluyla kavranabilir.
Modern rasyonalizmin kurucusu kabul edilir. "Düşünüyorum, öyleyse varım" (Cogito, ergo sum) önermesiyle, bilginin temeline şüphe edilemeyecek kadar açık ve seçik bir doğruyu yerleştirmiştir.
Etika'sını geometrik bir yöntemle (more geometrico) yazmış, evreni matematiksel bir kesinlikle açıklamaya çalışmıştır.
"Önceden Kurulmuş Uyum" kuramıyla, zihin ve beden ilişkisini akılcı bir temelde açıklamıştır.
Rasyonalizmin en büyük rakibi, bilginin kaynağını deneyimde (duyular) gören Empirizm'dir. John Locke, David Hume ve George Berkeley gibi filozoflar, insan zihninin doğuştan boş bir levha (tabula rasa) olduğunu ve her türlü bilginin deneyimle dolduğunu savunur.
Temel Fark: Bir rasyonalist için \( 2 + 2 = 4 \) gibi bir önerme, deneyime gerek duyulmadan akıl yoluyla bilinebilirken, bir empirist için bu bile basit deneyimlerin soyutlanmasıyla öğrenilmiştir.
Rasyonalizm, felsefe tarihine aklın sınırsız gücüne ve evrensel kesinliğe olan inancıyla damgasını vurmuştur. Bilim, matematik ve mantık alanlarındaki ilerlemelerde rasyonalist bakış açısının büyük bir katkısı bulunmaktadır. Günümüzde de "akıl" ve "mantık" kavramları, bilgiye ulaşma yöntemlerimizin temel taşları olmaya devam etmektedir.