Dorothy Hodgkin, 20. yüzyılın en önemli bilim insanlarından biri olarak kabul edilir. Özellikle X-ışını kristalografisi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Hodgkin, 1964 yılında Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü. Ancak Hodgkin'in bu büyük başarısı, Soğuk Savaş'ın gergin atmosferinde yankı buldu ve bilimsel çalışmalarının politik etkileri de oldu.
Hodgkin'in en bilinen başarılarından biri, insülin molekülünün yapısını çözmesiydi. Bu, o zamana kadar çözülen en karmaşık biyolojik moleküldü ve Hodgkin'in geliştirdiği X-ışını kristalografisi teknikleri sayesinde mümkün oldu. Bu teknik, bir kristalin atomik yapısını belirlemek için X-ışınlarının kırınımını kullanır.
Soğuk Savaş döneminde, bilimsel çalışmalar da politik arenadan bağımsız değildi. Doğu ve Batı blokları arasındaki rekabet, bilim ve teknoloji alanında da kendini gösteriyordu. Hodgkin'in Nobel Ödülü kazanması, Batı dünyası için bir başarı olarak görülse de, Hodgkin'in barış yanlısı tutumu ve Sovyet bilim insanlarıyla olan ilişkileri bazı çevrelerde şüpheyle karşılanıyordu.
Hodgkin'in 1964'te Nobel Kimya Ödülü'nü kazanması, sadece bilimsel bir başarı değil, aynı zamanda bir kadının bilim dünyasındaki yerini sağlamlaştıran önemli bir olaydı. Ödül töreninde yaptığı konuşmada, bilimin uluslararası işbirliği için bir araç olabileceğine vurgu yapmıştı.
İnsülinin yanı sıra, Hodgkin penisilin ve B12 vitamini gibi önemli moleküllerin yapısını da çözmüştür. Bu çalışmalar, tıp ve biyokimya alanlarında devrim yaratmıştır.
Dorothy Hodgkin, bilimsel başarıları, barış yanlısı tutumu ve uluslararası işbirliğine olan inancıyla, 20. yüzyılın en önemli figürlerinden biri olarak tarihe geçmiştir. Onun çalışmaları, günümüz bilim insanlarına ilham vermeye devam etmektedir.