Tufan efsanesi, farklı kültürlerde ve dinlerde karşımıza çıkan, insanlığın ortak hafızasında derin izler bırakan bir anlatıdır. Bu efsaneler, genellikle tanrıların insanlığa duyduğu öfke sonucu gönderdiği büyük bir su baskınını ve bu felaketten kurtulan bir avuç insanın hikayesini anlatır.
Tufan gemisi, sadece bir kurtuluş aracı değil, aynı zamanda pek çok sembolik anlamı barındırır.
Tufan efsaneleri, tarih boyunca bilim insanları ve araştırmacılar tarafından farklı açılardan incelenmiştir. Bazı teoriler, bu efsanelerin gerçek bir olaya dayandığını savunurken, diğerleri ise mitolojik ve sembolik yorumlar üzerinde durur.
Buzul çağının sona ermesiyle birlikte eriyen buzullar, deniz seviyesinin önemli ölçüde yükselmesine neden olmuştur. Bu durum, kıyı bölgelerinde yaşayan topluluklar için büyük bir felaket anlamına gelmiş olabilir. Bazı bilim insanları, tufan efsanelerinin bu olayın kolektif hafızadaki yankıları olduğunu düşünmektedir.
Karadeniz'in bir zamanlar büyük bir tatlı su gölü olduğu ve Akdeniz'den gelen suların bir anda bu gölü basması sonucu büyük bir tufanın yaşandığı teorisi de bulunmaktadır. Bu teoriye göre, Karadeniz bölgesinde yaşayan topluluklar bu felaketi yaşamış ve bu olay zamanla tufan efsanelerine dönüşmüştür.
Tufan efsaneleri, sadece tarihi bir olayın yansıması değil, aynı zamanda insanlığın varoluşsal sorularına, ahlaki değerlerine ve tanrı-insan ilişkisine dair derin anlamlar içerir. Tufan, günahların temizlenmesi, yeniden başlama ve umut gibi temaları sembolize eder.