Stephen King'in kaleminden çıkan ve Frank Darabont'un yönetmenliğiyle beyaz perdeye taşınan Yeşil Yol, sadece bir hapishane dramı değil, aynı zamanda insanlığın karanlık ve aydınlık yönlerine dair derin bir sorgulama sunuyor. Film, idam mahkumlarının kaldığı Cold Mountain Hapishanesi'nin E Bloğu'nda geçiyor ve gardiyan Paul Edgecomb'un (Tom Hanks) gözünden anlatılıyor.
Hikaye, John Coffey (Michael Clarke Duncan) adında sıra dışı bir mahkumun gelişiyle başlar. İki küçük kızı öldürmekle suçlanan Coffey, iri cüssesine rağmen son derece naif ve çocuksu bir ruha sahiptir. Zamanla, Coffey'nin doğaüstü yeteneklere sahip olduğu ve insanları iyileştirebildiği ortaya çıkar. Bu durum, gardiyanların ve diğer mahkumların Coffey'e bakış açısını değiştirir ve onu kurtarmak için çaresiz bir arayışa girmelerine neden olur.
Frank Darabont, Yeşil Yol'u ustalıkla yönetmiş ve Stephen King'in romanının atmosferini başarıyla beyaz perdeye taşımıştır. Film, görsel olarak etkileyici ve duygusal olarak yoğun sahnelerle dolu. Thomas Newman'ın müzikleri, filmin atmosferini daha da güçlendiriyor.
Yeşil Yol, izleyicinin zihninde uzun süre kalacak derin ve etkileyici bir film. Sürükleyici hikayesi, güçlü karakterleri ve düşündürücü temalarıyla sinema tarihinin unutulmaz yapıtlarından biri olmayı başarıyor. Eğer hala izlemediyseniz, mutlaka izlemenizi tavsiye ederim.