Yılanların Öcü, Türk edebiyatının usta kalemi Fakir Baykurt'un 1954 yılında yayımlanan ve toplumcu gerçekçi akımın başyapıtlarından biri olarak kabul edilen romanıdır. Eser, Cumhuriyet dönemi köy yaşamının çarpıcı bir portresini çizerken, gelenekler ve modernleşme arasındaki çatışmayı gözler önüne serer.
Roman, Bayram adlı genç bir öğretmenin atandığı bir Anadolu köyünde, ailesiyle birlikte yaşadığı zorlukları anlatır. Bayram'ın annesi Irazca, köyün güçlü ve baskın ailesi olan Kara Bayram'ların evlerinin önüne bir duvar örmesine karşı çıkar. Bu duvar, Irazca'nın evine giden yolu kapatmakta ve onu adeta hapsetmektedir. Bu olay, köydeki ağa-köylü, güçlü-güçsüz çatışmasının fitilini ateşler.
Irazca, oğlunun da desteğiyle bu haksızlığa karşı dimdik durur ve mücadele eder. Roman, bir yol kavgasından yola çıkarak, feodal yapılar, sınıf çatışmaları, kadın olmak, aile bağları ve bireyin toplum karşısındaki duruşu gibi evrensel temaları işler.
Yılanların Öcü, 1962 yılında ünlü yönetmen Metin Erksan tarafından sinemaya uyarlanmıştır. Film, Türk sinemasının klasikleri arasında yer alır ve romanın güçlü toplumsal mesajını geniş kitlelere ulaştırmıştır.
Fakir Baykurt'un bu eseri, sadece edebi değeriyle değil, aynı zamanda Türkiye'nin toplumsal tarihine ışık tutan bir belge niteliği taşır. 1950'lerin köy gerçekliğini, insan ilişkilerini ve dönüşen değerleri anlamak isteyen herkes için vazgeçilmez bir kaynaktır. "Yılanların Öcü" ifadesi, artık halk dilinde haksızlığa uğrayan birinden beklenmedik bir zamanda ve şekilde gelen tepki anlamında kullanılan bir deyim haline gelmiştir.