Max Beerbohm'un kaleminden çıkan Zuleika Dobson, sadece güzelliğiyle değil, aynı zamanda yarattığı etkiyle de unutulmaz bir karakter. Roman, Zuleika'nın Oxford Üniversitesi'ni ziyaretiyle başlar ve bu ziyaret, üniversite öğrencilerinin hayatında geri dönülmez değişikliklere yol açar.
Zuleika, geldiği her yerde olduğu gibi Oxford'da da büyük bir hayranlık uyandırır. Ancak Zuleika'nın kalbi, ona aşık olan herkesi reddetmekle mühürlenmiştir. Bu durum, Oxford öğrencilerinin arasında tuhaf bir rekabete yol açar.
Zuleika Dobson, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda İngiliz toplumunun ve özellikle Oxford Üniversitesi'nin bir taşlamasıdır. Beerbohm, romanında aşk, güzellik, ölüm ve toplumsal beklentiler gibi temaları hiciv yoluyla ele alır.
Zuleika Dobson, okuyucuyu hem eğlendiren hem de düşündüren, sıra dışı bir romandır. Max Beerbohm, bu eserinde aşkın, güzelliğin ve toplumsal beklentilerin insan hayatındaki rolünü ustalıkla işlemiştir. Roman, Oxford'un baştan çıkarılışının hikayesi olmasının yanı sıra, insan doğasının karmaşıklığını ve absürtlüğünü de gözler önüne serer.