Yeni Lisan makalesi kim yazdı (Ömer Seyfettin) Test 2

Soru 06 / 10

Yeni Lisan makalesinin yayımlandığı dönemde Türk edebiyatında hangi anlayış hakimdi?

A) Halkın anlayacağı sade dil
B) Ağır ve süslü Osmanlı Türkçesi
C) Batı dillerinin doğrudan taklidi
D) Tamamen Arapça ve Farsça

Sevgili öğrenciler,

Bu soru, Türk edebiyatının önemli dönüm noktalarından biri olan "Yeni Lisan" makalesinin yayımlandığı dönemi ve o dönemdeki dil anlayışını anlamamızı istiyor. Haydi, bu önemli konuyu adım adım inceleyelim:

  • "Yeni Lisan" Makalesinin Önemi: "Yeni Lisan" makalesi, Ömer Seyfettin tarafından 1911 yılında Selanik'te yayımlanan Genç Kalemler dergisinde kaleme alınmıştır. Bu makale, Türk edebiyatında Milli Edebiyat akımının başlangıcı kabul edilir ve dilin sadeleşmesi, halkın anlayacağı bir edebiyat dili oluşturulması gerektiğini savunur.
  • Makalenin Yayımlandığı Dönemdeki Edebiyat Ortamı: "Yeni Lisan" makalesi, aslında o dönemde edebiyatta hakim olan dil anlayışına bir tepki olarak doğmuştur. Makale yayımlanmadan önce ve yayımlandığı sırada, Divan Edebiyatı geleneğinin etkileri hala güçlüydü.
  • Hakim Olan Dil Anlayışının Özellikleri: Bu dönemde yazarlar, edebi metinlerde Arapça ve Farsça kelime ve tamlamaları yoğun bir şekilde kullanıyorlardı. Cümle yapıları karmaşık, anlatım sanatlı ve süslüydü. Amaç, dili "sanatlı" kılmak ve edebi derinlik katmak olarak görülüyordu. Ancak bu durum, edebiyatın geniş halk kitleleri tarafından anlaşılmasını engelliyordu. Halkın günlük konuşma dili ile edebiyat dili arasında büyük bir uçurum vardı.
  • Seçenekleri Değerlendirelim:
    • A) Halkın anlayacağı sade dil: Bu anlayış, "Yeni Lisan" makalesinin savunduğu ve Milli Edebiyat akımının hedeflediği bir durumdu. Yani makalenin yayımlandığı dönemde *hakim olan* değil, *hakim olması istenen* anlayıştı.
    • B) Ağır ve süslü Osmanlı Türkçesi: İşte bu ifade, "Yeni Lisan" makalesinin eleştirdiği ve o dönemde edebiyatta yaygın olarak kullanılan dil anlayışını tam olarak tanımlar. Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalarla yüklü, sanatlı ve halkın anlayamayacağı kadar karmaşık bir dildi.
    • C) Batı dillerinin doğrudan taklidi: Tanzimat döneminde Batı edebiyatından etkilenmeler olsa da, dilin doğrudan taklidi değil, daha çok Batı edebiyatı nazım biçimlerinin ve türlerinin alınması söz konusuydu. "Yeni Lisan" döneminde temel sorun bu değildi.
    • D) Tamamen Arapça ve Farsça: Türk edebiyatı hiçbir zaman tamamen Arapça ve Farsça olmamıştır. Osmanlı Türkçesi, Türkçe bir yapı üzerine Arapça ve Farsça kelimeleri ve tamlamaları yoğun bir şekilde barındıran bir dildi. Ancak tamamen bu dillerden oluşmuyordu.
  • Sonuç: "Yeni Lisan" makalesi, tam da B seçeneğinde belirtilen "ağır ve süslü Osmanlı Türkçesi" anlayışına bir başkaldırı niteliğindeydi ve Türkçenin sadeleşmesi gerektiğini savunuyordu. Dolayısıyla makalenin yayımlandığı dönemde edebiyatta hakim olan anlayış, ağır ve süslü Osmanlı Türkçesiydi.

Cevap B seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön