Misak-ı Milli ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
A) Türk yurdunun sınırları çizilmiştirMisak-ı Milli, Türk Kurtuluş Savaşı'nın temel hedeflerini ve bağımsızlık anlayışını ortaya koyan çok önemli bir belgedir. Bu belgeyi doğru anlamak için her bir seçeneği dikkatlice inceleyelim:
Misak-ı Milli'nin ilk maddeleri, Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada işgal altında olmayan, Osmanlı-İslam çoğunluğunun yaşadığı toprakların bölünmez bir bütün olduğunu ilan eder. Bu ifade, bugünkü Türkiye Cumhuriyeti'nin ana hatlarını oluşturan milli sınırların belirlenmesi anlamına gelir. Dolayısıyla bu ifade doğrudur.
Misak-ı Milli'nin beşinci maddesi, "Siyasi, adli, mali gelişmemize engel olan sınırlamalar (kapitülasyonlar) kaldırılmalıdır." der. Bu madde, tam bağımsızlık ilkesinin bir gereği olarak, Osmanlı Devleti'ni ekonomik ve siyasi olarak dışa bağımlı hale getiren kapitülasyonların kesinlikle reddedildiğini açıkça belirtir. Bu ifade de doğrudur.
Misak-ı Milli'nin dördüncü maddesi, "Azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki Müslüman halkın sahip olduğu haklar kadar olacaktır." şeklinde ifade edilmiştir. Bu madde, azınlıklara verilen hakların "genişletilmesi" değil, "karşılıklılık" ilkesine dayalı olarak belirlenmesi ve diğer ülkelerdeki Müslümanlara tanınan haklarla eşitlenmesi amacını taşır. Amaç, dış müdahaleleri engellemek ve uluslararası eşitliği sağlamaktır, azınlık haklarını genişletmek değildir. Hatta bu ifade, uluslararası standartların altında kalma riskini de barındırır. Bu nedenle, "azınlık hakları genişletilmiştir" ifadesi yanlıştır.
Kapitülasyonların reddedilmesi (B seçeneğinde de belirtildiği gibi) doğrudan milli ekonomik bağımsızlık ve milli ekonomik ilkelerin benimsenmesiyle ilgilidir. Kapitülasyonlar, Osmanlı ekonomisini yabancıların kontrolüne sokan ve milli gelişmeyi engelleyen unsurlardı. Bunların kaldırılması, milli bir ekonomi kurma yolunda atılan en önemli adımlardan biridir. Bu ifade de doğrudur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, Misak-ı Milli'nin azınlık haklarını genişletme amacı taşımadığı, aksine karşılıklılık ilkesiyle bu hakları düzenlediği anlaşılmaktadır.
Cevap C seçeneğidir.