23 Nisan 1920'de açılan TBMM'nin üstlendiği temel görev ve yetkiler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?
A) Yasama yetkisini kullanmak
B) Yürütme yetkisini üstlenmek
C) Yargı yetkisini doğrudan kullanmak
D) Milli iradeyi temsil etmek
Sevgili öğrenciler, 23 Nisan 1920'de açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), Milli Mücadele döneminin en kritik kurumlarından biridir. Bu meclis, olağanüstü koşullar altında kurulmuş ve devletin tüm yetkilerini kendi bünyesinde toplamıştır. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyerek TBMM'nin üstlendiği görev ve yetkileri daha iyi anlayalım:
- A) Yasama yetkisini kullanmak: TBMM, kurulduğu andan itibaren ülkenin tek yasama organıydı. Yani kanunları çıkarma, değiştirme ve yürürlükten kaldırma yetkisi tamamen bu meclise aitti. Milli Mücadele'nin hukuki çerçevesini oluşturan tüm kararlar ve yasalar TBMM tarafından çıkarılmıştır. Bu nedenle, yasama yetkisini kullanmak TBMM'nin temel görevlerinden biridir.
- B) Yürütme yetkisini üstlenmek: İlk TBMM, "Meclis Hükümeti Sistemi" ile çalışmıştır. Bu sistemde, hükümet (İcra Vekilleri Heyeti) meclis içinden seçilir ve meclise karşı sorumluydu. Yani yürütme yetkisi, doğrudan meclisin kontrolü ve denetimi altındaydı, hatta meclisin bir uzantısı gibiydi. Bu durum, güçler birliği ilkesinin bir gereği olarak kabul edilmişti. Dolayısıyla, yürütme yetkisini üstlenmek de TBMM'nin görevleri arasındaydı.
- C) Yargı yetkisini doğrudan kullanmak: TBMM, İstiklal Mahkemeleri gibi özel mahkemeler kurmuş ve bu mahkemelere kendi üyeleri arasından hâkimler seçmiştir. Ancak bu, TBMM'nin bizzat bir mahkeme gibi davranarak tüm yargısal kararları doğrudan kendisinin verdiği anlamına gelmez. İstiklal Mahkemeleri, olağanüstü durumlarda ve belirli suçlar için kurulmuş özel mahkemelerdi. Genel yargı yetkisi, bağımsız mahkemeler aracılığıyla yürütülürdü. TBMM'nin görevi, yargı organlarını kurmak ve denetlemekti, ancak yargı yetkisini "doğrudan" ve genel anlamda kullanmak temel bir yetkisi değildi.
- D) Milli iradeyi temsil etmek: TBMM'nin kuruluşunun en temel amacı, milletin egemenliğini ve bağımsızlığını sağlamaktı. İstanbul Hükümeti'nin işgalcilerle iş birliği yaptığı bir dönemde, TBMM kendisini milletin tek ve gerçek temsilcisi olarak ilan etmiştir. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesiyle hareket eden TBMM, milli iradenin tecelligahı olmuştur. Bu nedenle, milli iradeyi temsil etmek TBMM'nin varlık nedenidir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, TBMM yasama ve yürütme yetkilerini kendi bünyesinde toplamış ve milli iradenin tek temsilcisi olmuştur. Ancak yargı yetkisini doğrudan ve genel anlamda kullanmak yerine, yargı organlarını kurma ve denetleme görevini üstlenmiştir.
Cevap C seçeneğidir.