🎓 KPSS ne zaman Test 2 - Ders Notu
Bu ders notu, "KPSS ne zaman Test 2" kapsamında karşılaşabileceğiniz temel Türkçe dil bilgisi konuları olan Fiilimsiler ve Anlatım Bozuklukları ile Matematik'in önemli başlıklarından Oran-Orantı ve Problemler konularını sade bir dille özetlemektedir.
📌 Fiilimsiler (Eylemsiler)
Fiilimsiler, fiillerden türeyen ancak fiilin bütün özelliklerini göstermeyen, cümle içinde isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Bir fiil gibi olumsuzluk eki alabilirler ama şahıs eki alıp çekimlenemezler.
- Fiil kök veya gövdelerinden türetilirler.
- Cümlede isim, sıfat veya zarf görevinde bulunurlar.
- Olumsuzluk eki (-ma, -me) alabilirler.
- Çekimli fiil gibi zaman ve şahıs eki almazlar.
📌 İsim-Fiiller (Mastar)
Fiil kök veya gövdelerine "-ma, -me, -mak, -mek, -ış, -iş, -uş, -üş" ekleri getirilerek oluşturulan ve cümlede isim görevinde kullanılan sözcüklerdir.
- Ekleri: -ma, -me, -mak, -mek, -ış, -iş, -uş, -üş
- Örnek: "Kitap okumak en sevdiğim hobidir." (okumak)
- Örnek: "Onun gülüşü içimi ısıtır." (gülüşü)
💡 İpucu: Bazı isim-fiiller zamanla kalıplaşarak bir varlığın veya kavramın adı olabilir. Bu durumda fiilimsi özelliklerini kaybeder ve kalıcı isim olur (örn: dondurma, çakmak, yemek, danışma).
📌 Sıfat-Fiiller (Ortaç)
Fiil kök veya gövdelerine "-an, -en, -ası, -esi, -maz, -mez, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -acak, -ecek, -mış, -miş, -muş, -müş" ekleri getirilerek oluşturulan ve cümlede sıfat görevinde kullanılan sözcüklerdir.
- Ekleri: -an, -en, -ası, -esi, -maz, -mez, -ar, -er, -dık, -dik, -duk, -dük, -acak, -ecek, -mış, -miş, -muş, -müş (Şifre: Anası mezar dikecekmiş)
- Örnek: "Koşan çocuk düştü." (koşan)
- Örnek: "Gelecek günler güzel olacak." (gelecek)
⚠️ Dikkat: Sıfat-fiillerden sonra gelen isim düşerse, sıfat-fiil adlaşır ve "adlaşmış sıfat-fiil" olur (örn: "Yaralıları hastaneye kaldırdılar." -> "yaralı insanlar").
📌 Zarf-Fiiller (Bağ-Fiil)
Fiil kök veya gövdelerine "-ken, -alı, -eli, -madan, -meden, -ince, -ınca, -dıkça, -dikçe, -dukça, -dükçe, -r...-maz, -r...-mez, -a...-a, -e...-e, -ip, -ıp, -up, -üp, -arak, -erek, -dığında, -diğinde, -maksızın, -meksizin" gibi ekler getirilerek oluşturulan ve cümlede zarf görevinde kullanılan sözcüklerdir. Yükleme sorulan "Nasıl?" veya "Ne zaman?" sorularına cevap verirler.
- Ekleri: -ken, -alı, -eli, -madan, -meden, -ince, -ınca, -dıkça, -dikçe, -dukça, -dükçe, -r...-maz, -r...-mez, -a...-a, -e...-e, -ip, -ıp, -up, -üp, -arak, -erek, -dığında, -diğinde, -maksızın, -meksizin vb.
- Örnek: "Kitap okurken uyuyakalmışım." (okurken - ne zaman?)
- Örnek: "Gülerek içeri girdi." (gülerek - nasıl?)
💡 İpucu: "-ken" eki isimlere de gelebilir (örn: "çocukken"). Bu durumda zarf-fiil değil, isimden türemiş bir zarftır. Fiilimsiler sadece fiil kök veya gövdelerine gelir.
📌 Anlatım Bozuklukları
Cümlede anlamın açık, net ve doğru bir şekilde ifade edilmesini engelleyen, cümlenin dil bilgisi kurallarına veya anlam bütünlüğüne aykırı durumları ifade eder. KPSS'de sıkça karşılaşılan bir konudur.
- İki ana başlıkta incelenir: Anlamsal (Anlama Dayalı) ve Yapısal (Dil Bilgisine Dayalı) Bozukluklar.
- Amacı, cümlenin doğru ve etkili bir şekilde kurulmasını sağlamaktır.
📌 Anlamsal Bozukluklar
Cümlenin anlam bütünlüğünü bozan, mantık ve açıklık ilkelerine aykırı durumları kapsar.
- Gereksiz Sözcük Kullanımı: Eş anlamlı veya anlamca birbirini kapsayan sözcüklerin bir arada kullanılması (örn: "Sağlıklı ve sıhhatli bir yaşam diledi." -> "sıhhatli" gereksiz).
- Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanımı: Cümlede birbiriyle zıt anlamlı veya kesinlik-olasılık bildiren sözcüklerin bir arada bulunması (örn: "Şüphesiz bu işi kesinlikle o yapmıştır." -> şüphesiz ve kesinlikle çelişiyor).
- Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması: Bir sözcüğün cümlede kastedilen anlam dışında kullanılması (örn: "Bu durum, gençlerin geleceğini olumsuz etkileyecek." -> "etkileyecek" yerine "yönelik" gibi yanlış kullanım).
- Deyim ve Atasözü Yanlışları: Deyim veya atasözünün kalıbının bozulması ya da yanlış anlamda kullanılması (örn: "Göze girmek için elinden geleni yapıyordu." -> "göze batmak" yerine "göze girmek" yanlış anlamda).
📌 Yapısal Bozukluklar
Cümlenin dil bilgisi kurallarına aykırı bir şekilde kurulmasıyla ortaya çıkan bozukluklardır.
- Özne-Yüklem Uyumsuzluğu: Özne ile yüklemin tekillik-çoğulluk, şahıs veya olumluluk-olumsuzluk açısından uyumsuz olması (örn: "Hiçbiri ders çalışmadı, hepsi dışarı çıktı." -> "hiçbiri" olumsuz yüklem ister).
- Ek Eylem Eksikliği: Özellikle sıralı ve bağlı cümlelerde ek eylemin ortak kullanılmaması gereken yerlerde ortak kullanılması (örn: "O akıllı, ama çalışkan değildi." -> "akıllıydı" olmalı).
- Tamlama Yanlışları: İsim veya sıfat tamlamalarının yanlış kurulması, tamlayan ya da tamlanan eksikliği (örn: "Siyasi ve ekonomi sorunlar çözülmeli." -> "ekonomi sorunlar" değil, "ekonomik sorunlar" olmalı).
- Öge Eksikliği: Cümlede bir ögenin (özne, nesne, dolaylı tümleç, zarf tümleci) eksik olması (örn: "Arkadaşına yardım etti ve mutlu oldu." -> "o" mutlu oldu, özne eksikliği).
💡 İpucu: Anlatım bozuklukları sorularında cümleyi dikkatlice okuyup, her bir ögenin ve sözcüğün anlam ve yapısal açıdan doğru kullanılıp kullanılmadığını kontrol edin.
📌 Oran ve Orantı
Matematikte iki çokluğun karşılaştırılmasına oran, iki veya daha fazla oranın eşitliğine ise orantı denir. Problemlerin temelini oluşturan önemli bir konudur.
- Oran: İki sayının birbirine bölünerek karşılaştırılmasıdır. $a$ sayısının $b$ sayısına oranı $rac{a}{b}$ şeklinde gösterilir.
- Orantı: İki veya daha fazla oranın birbirine eşit olmasıdır. $rac{a}{b} = rac{c}{d}$ şeklinde gösterilir ve $a:b = c:d$ olarak da ifade edilebilir. Burada $k$ orantı sabitidir.
📌 Orantı Çeşitleri ve Özellikleri
Orantılar, çoklukların birbirini nasıl etkilediğine göre ikiye ayrılır.
- Doğru Orantı: İki çokluktan biri artarken diğeri de aynı oranda artıyor, biri azalırken diğeri de aynı oranda azalıyorsa bu çokluklar doğru orantılıdır. $y = kx$ veya $rac{y}{x} = k$ şeklinde ifade edilir. (Örn: Bir işçi ne kadar çok çalışırsa, alacağı ücret o kadar artar.)
- Ters Orantı: İki çokluktan biri artarken diğeri aynı oranda azalıyorsa, biri azalırken diğeri aynı oranda artıyorsa bu çokluklar ters orantılıdır. $xy = k$ şeklinde ifade edilir. (Örn: Bir işi yapan işçi sayısı arttıkça, işin bitme süresi kısalır.)
💡 İpucu: Orantı problemlerinde "içler dışlar çarpımı" kuralı ($a \cdot d = b \cdot c$) sıkça kullanılır. Ayrıca, doğru orantılı çoklukların bölümü, ters orantılı çoklukların çarpımı sabittir.
📌 Problemler (Sayı, Kesir, Yaş)
Matematik problemlerinde temel amaç, verilen bilgileri matematiksel denklemlere dönüştürerek bilinmeyeni bulmaktır. Bu kısımda en sık karşılaşılan problem türleri özetlenmiştir.
- Problemi dikkatlice okuyun ve anlayın.
- Bilinmeyene bir değişken (genellikle $x$) atayın.
- Verilen bilgileri kullanarak bir veya birden fazla denklem kurun.
- Denklemi çözerek bilinmeyeni bulun.
📌 Sayı Problemleri
Bir sayının kendisi, katları, fazlası, eksiği gibi ifadelerle kurulan problemlerdir.
- Bir sayı: $x$
- Bir sayının 2 katı: $2x$
- Bir sayının 3 fazlası: $x+3$
- Bir sayının yarısı: $rac{x}{2}$
- Bir sayının 2 katının 5 fazlası: $2x+5$
📝 Örnek: "Hangi sayının 3 katının 2 eksiği 10'dur?" $\rightarrow 3x - 2 = 10 \rightarrow 3x = 12 \rightarrow x = 4$.
📌 Kesir Problemleri
Bir bütünün belirli bir kesir kadarının veya kalanının hesaplandığı problemlerdir. Bütünü genellikle $x$ veya paydaların ortak katı şeklinde bir değişkenle ifade etmek işlem kolaylığı sağlar.
- Bir sayının $rac{1}{3}$'i: $rac{x}{3}$
- Bir sayının $rac{2}{5}$'si: $rac{2x}{5}$
- $rac{1}{4}$'ü 6 olan sayı: $rac{x}{4} = 6 \rightarrow x = 24$
💡 İpucu: Eğer bir bütünden art arda kesirler alınıyorsa, bütünü paydaların çarpımı şeklinde bir değişkenle ifade etmek (örn: $15x$) kesirli ifadelerden kurtulmayı sağlar.
📌 Yaş Problemleri
Kişilerin yaşları arasındaki ilişkileri ve zamanla yaşların nasıl değiştiğini inceleyen problemlerdir.
- Bugünkü yaş: $x$
- $n$ yıl sonraki yaş: $x+n$
- $n$ yıl önceki yaş: $x-n$
- İki kişinin yaşları farkı: Her zaman sabittir, değişmez.
⚠️ Dikkat: "Bugünkü yaşları toplamı" veya "yaşları farkı" gibi ifadeler problemde önemli ipuçları taşır. Bir kişinin yaşı artarken, diğer kişinin yaşı da aynı oranda artar.
📝 Örnek: "Ayşe'nin bugünkü yaşı 10'dur. 5 yıl sonraki yaşı kaç olur?" $\rightarrow 10+5 = 15$.