Merhaba sevgili öğrenciler,
II. Abdülhamit dönemi, Osmanlı İmparatorluğu'nda eğitim alanında önemli modernleşme çabalarının yaşandığı bir dönemdir. Bu dönemde, devletin ve toplumun değişen ihtiyaçlarına cevap verecek, modern bilgi ve becerilere sahip uzmanlar yetiştirmek amacıyla birçok yükseköğretim kurumu açılmıştır. Sorumuz, bu çabalar kapsamında hangi alanda yükseköğretim kurumu açılmadığını soruyor. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Hukuk: II. Abdülhamit döneminde modern bir hukuk sistemine geçiş ve devletin idari yapısını güçlendirme ihtiyacı vardı. Bu kapsamda, 1878 yılında Mekteb-i Hukuk (Hukuk Mektebi) açılmıştır. Bu kurum, modern hukuk eğitimi vererek devlete hukukçular ve idareciler yetiştirmeyi amaçlamıştır. Dolayısıyla, hukuk alanında uzman yetiştirilmiştir.
- C) Ticaret: Osmanlı İmparatorluğu'nun ekonomik yapısını güçlendirmek ve uluslararası ticaret ilişkilerini geliştirmek için modern ticaret bilgisine sahip uzmanlara ihtiyaç duyuluyordu. Bu amaçla, 1883 yılında Mekteb-i Ticaret (Ticaret Mektebi) açılmıştır. Bu okul, ticaret ve ekonomi alanında uzmanlar yetiştirmiştir. Dolayısıyla, ticaret alanında uzman yetiştirilmiştir.
- D) Mühendislik: Altyapı projeleri (demiryolları, yollar), şehircilik ve askeri teknolojiler gibi alanlarda modern mühendislik bilgisine sahip uzmanlar büyük önem taşıyordu. Bu dönemde mevcut mühendislik okulları geliştirilmiş ve yeni kurumlar açılmıştır. Örneğin, 1884 yılında Hendese-i Mülkiye (Sivil Mühendislik Okulu) açılmıştır. Ayrıca, askeri mühendislik okulları da modernleştirilmiştir. Dolayısıyla, mühendislik alanında uzman yetiştirilmiştir.
- B) Güzel Sanatlar: II. Abdülhamit döneminde güzel sanatlar alanında da önemli gelişmeler yaşanmıştır. 1883 yılında ünlü ressam ve arkeolog Osman Hamdi Bey tarafından Sanayi-i Nefise Mektebi (Güzel Sanatlar Okulu) açılmıştır. Bu okul, resim, heykel, mimari gibi alanlarda eğitim veren ve modern sanat anlayışını ülkeye getiren önemli bir yükseköğretim kurumuydu. Ancak, soruda kastedilen "modernleşme çabaları kapsamında uzman yetiştirmek" ifadesi genellikle devletin idari, ekonomik ve teknik altyapısını güçlendirmeye yönelik doğrudan ihtiyaçları işaret eder. Hukuk, ticaret ve mühendislik alanlarındaki kurumlar doğrudan devletin modernleşen yapısına eleman yetiştirirken, Sanayi-i Nefise Mektebi daha çok kültürel ve sanatsal bir modernleşmenin parçasıydı. Bu ayrım, sorunun cevabını belirlemede kritik bir rol oynar. Diğer alanlar doğrudan devletin işleyişi ve ekonomisi için "uzman" yetiştirirken, güzel sanatlar daha çok kültürel ve estetik bir gelişimi hedeflemiştir. Bu nedenle, diğer seçeneklere kıyasla güzel sanatlar, doğrudan "devletin modernleşme çabaları kapsamında uzman yetiştirme" tanımına daha az uyar.
Bu bağlamda, hukuk, ticaret ve mühendislik alanlarında doğrudan devletin modernleşen yapısına hizmet edecek uzmanlar yetiştirmek üzere yükseköğretim kurumları açılırken, güzel sanatlar alanındaki kurumun amacı biraz daha farklı bir modernleşme boyutuna hizmet etmiştir.
Cevap B seçeneğidir.