Merhaba sevgili öğrenciler, bu soruda kişileştirme sanatının ne olduğunu ve cümledeki kullanımını adım adım inceleyelim.
- Öncelikle kişileştirme (teşhis) sanatı nedir, onu hatırlayalım: Kişileştirme, insan dışındaki canlı veya cansız varlıklara, soyut kavramlara insana ait özelliklerin verilmesi, insan gibi düşünme, konuşma, hissetme veya davranma özelliklerinin yüklenmesidir. Örneğin, "rüzgar fısıldıyordu" cümlesinde fısıldamak insana ait bir özelliktir ve rüzgara verilmiştir.
- Şimdi sorudaki cümlemize bakalım: "Ay, gecenin karanlık yüzüne gümüş bir gülümseme bırakıyordu."
- Cümlede ana özne "Ay"dır. Ay, cansız bir varlıktır.
- Ay'ın yaptığı eylem "gümüş bir gülümseme bırakmak" olarak ifade edilmiştir.
- Düşünelim: Ay gerçekten gülümseyebilir mi? Hayır, gülümsemek insana ait bir eylemdir, bir duyguyu ifade etme biçimidir. Ay'ın ışığını veya görüntüsünü bir gülümsemeye benzetmek, ona insani bir özellik yüklemektir.
- Seçenekleri incelediğimizde:
- A) Gecenin: Bu kelime kişileştirme sağlamaz, sadece bir zaman dilimini belirtir.
- B) Gümüş: Bu kelime gülümsemenin rengini veya parlaklığını niteleyen bir sıfattır, kişileştirme değildir.
- C) Karanlık: Bu kelime gecenin bir özelliğini belirtir, kişileştirme sağlamaz.
- D) Gülümseme: İşte bu kelime, insana ait olan "gülümseme" eylemini Ay'a atfederek kişileştirme sanatını oluşturmuştur. Ay'ın ışığının veya görüntüsünün bir gülümsemeye benzetilmesi, ona insani bir özellik kazandırmıştır.
Bu nedenle, cümlede kişileştirme sanatı "gülümseme" kelimesiyle sağlanmıştır.
Cevap D seçeneğidir.