93 Harbi sırasında İngiltere, Osmanlı Devleti'ni hangi politikası gereği desteklemek yerine tarafsız kalmayı tercih etmiştir?
A) Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma politikası
B) Akdeniz'de üstünlük sağlama stratejisi
C) Rusya'nın Akdeniz'e inmesini önleme politikası
D) Hindistan'a giden yolları kontrol altında tutma stratejisi
Sevgili öğrenciler,
93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) sırasında İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ni doğrudan desteklemek yerine tarafsız kalma kararı, dönemin uluslararası ilişkileri ve İngiltere'nin kendi stratejik çıkarları açısından önemli bir dönüm noktasıdır. Bu soruyu adım adım inceleyelim:
-
93 Harbi ve İngiltere'nin Geleneksel Politikası: 19. yüzyıl boyunca İngiltere'nin Osmanlı Devleti'ne yönelik temel politikası, Rusya'nın sıcak denizlere inmesini ve Akdeniz'de güçlenmesini engellemek amacıyla Osmanlı toprak bütünlüğünü korumaktı. Bu politika, "Doğu Sorunu" olarak bilinen meselenin önemli bir parçasıydı. İngiltere, zayıf bir Osmanlı Devleti'nin varlığını, Rusya'nın bölgedeki yayılmacılığına karşı bir tampon olarak görüyordu.
-
Tarafsızlık Kararının Arka Planı: Ancak 93 Harbi sırasında İngiltere'nin bu geleneksel politikadan saparak tarafsız kalmasının özel nedenleri vardı. Savaş öncesinde Balkanlar'da yaşanan olaylar (özellikle Bulgaristan'daki isyanlar ve Osmanlı'nın bu isyanlara sert müdahalesi), İngiliz kamuoyunda Osmanlı Devleti aleyhine büyük bir tepki yaratmıştı. Bu durum, İngiliz hükümetinin Osmanlı'ya doğrudan askeri destek vermesini siyasi olarak zorlaştırmıştı.
-
İngiltere'nin Asıl Stratejik Çıkarları: İngiltere'nin bölgedeki en büyük ve vazgeçilmez stratejik çıkarı, Hindistan'daki sömürgesine giden deniz ve kara yollarının güvenliğini sağlamaktı. Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla bu yollar daha da kritik hale gelmişti. Rusya'nın Balkanlar ve Boğazlar üzerinden Akdeniz'e inme potansiyeli, doğrudan Hindistan'a giden yolları tehdit ediyordu. İngiltere, tarafsız kalarak hem kamuoyunun baskısından kurtulmayı hem de Rusya'nın ilerlemesini yakından takip ederek, kendi hayati çıkarları olan Hindistan yolunun güvenliği tehlikeye girdiğinde müdahale etme esnekliğini korumayı amaçlamıştır. Yani, Osmanlı'yı desteklememekle birlikte, Rusya'nın Boğazlar'ı ele geçirmesine veya Mısır'a (Süveyş Kanalı'na) yaklaşmasına asla izin vermeyecekti.
-
Seçeneklerin Değerlendirilmesi:
- A) Osmanlı toprak bütünlüğünü koruma politikası: Bu, İngiltere'nin genel politikasıydı ancak 93 Harbi'nde tarafsız kalmasının doğrudan nedeni değildi. Tarafsızlık, bu politikanın bir istisnası veya farklı bir uygulama biçimiydi.
- B) Akdeniz'de üstünlük sağlama stratejisi: Bu, İngiltere'nin genel bir hedefiydi ancak tarafsızlığın spesifik nedeni, bu üstünlüğün hangi kritik noktadan tehdit edildiğiyle ilgiliydi.
- C) Rusya'nın Akdeniz'e inmesini önleme politikası: Bu da doğru bir hedefti ve D seçeneği ile yakından ilişkiliydi. Ancak Rusya'nın Akdeniz'e inmesinin İngiltere için asıl tehlikesi, Hindistan yolunu tehdit etmesiydi. Dolayısıyla C, D'nin bir alt kümesidir.
- D) Hindistan'a giden yolları kontrol altında tutma stratejisi: Bu, İngiltere'nin Doğu Akdeniz ve Orta Doğu politikalarının temelini oluşturan en hayati çıkarıydı. İngiltere'nin Osmanlı'ya yönelik politikaları, Rusya'ya karşı duruşu ve 93 Harbi'ndeki tarafsızlığı, nihayetinde bu stratejik hedefe hizmet etmekteydi. Tarafsızlık, bu yolu doğrudan tehdit eden bir durum oluşana kadar beklemeyi ve müdahale etme hakkını saklı tutmayı amaçlıyordu.
Bu nedenle, İngiltere'nin 93 Harbi sırasında tarafsız kalmayı tercih etmesinin altında yatan temel politika, Hindistan'a giden hayati yolları kontrol altında tutma stratejisidir.
Cevap D seçeneğidir.