Sarah can play the piano very well, but she ________ play the violin.
A) canMerhaba sevgili öğrenciler!
Bu soruyu çözmek için adım adım ilerleyelim ve İngilizcede yetenek ifade eden kelimeleri hatırlayalım.
Verilen cümle "Sarah can play the piano very well, but she ________ play the violin." şeklindedir.
Bu cümlede iki farklı yetenekten bahsediliyor: piyano çalma ve keman çalma.
Cümlede "but" (ama) bağlacı kullanılmıştır. "But" bağlacı, iki zıt veya karşıt fikri birbirine bağlar. Bu, ilk cümlenin olumlu bir durumu ifade ederken, ikinci cümlenin olumsuz bir durumu ifade etmesi gerektiği anlamına gelir (veya tam tersi).
İlk kısım: "Sarah can play the piano very well" (Sarah piyano çalmayı çok iyi biliyor/çalabilir). Bu, olumlu bir yeteneği gösterir.
Bu durumda, "but" bağlacından sonra gelen kısım, keman çalma yeteneği hakkında zıt, yani olumsuz bir ifade içermelidir.
"Sarah can play the piano very well" (Sarah piyano çalmayı çok iyi biliyor) ifadesi olumlu bir yeteneği gösterdiğine göre, "but" bağlacından sonra gelen kısım olumsuz bir yeteneği ifade etmelidir. Bu durumda "can't" en uygun seçenektir.
Cümle şu şekilde tamamlanır: "Sarah can play the piano very well, but she can't play the violin." (Sarah piyano çalmayı çok iyi biliyor ama keman çalamıyor.)
Cevap B seçeneğidir.