İslamiyet öncesi Türk devletlerinde hükümdarın egemenlik hakkı ile ilgili olarak "kut" inancı aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
A) Hükümdarın sınırsız yetkilere sahip olması
B) Hükümdarlık yetkisinin tanrı tarafından verildiği
C) Hükümdarın seçimle işbaşına gelmesi
D) Hükümdarın dini lider olması
E) Hükümdarın sadece askeri yetkilere sahip olması
Merhaba sevgili öğrenciler!
İslamiyet öncesi Türk devletlerindeki "kut" inancını ve hükümdarın egemenlik hakkını anlamak için bu soruyu adım adım inceleyelim:
- Adım 1: Temel Kavramı Anlama: "Kut" kelimesi, İslamiyet öncesi Türklerde hükümdarlık yetkisinin kaynağını ifade eden önemli bir kavramdır. Bir nevi, hükümdarın devleti yönetme yeteneğinin ilahi bir kaynaktan geldiğine inanılırdı.
- Adım 2: Seçenekleri Değerlendirme:
- A) Hükümdarın sınırsız yetkilere sahip olması: Kut inancı, hükümdara sınırsız yetki vermez. Hükümdarın yetkileri, töre (gelenekler) ve kurultay (danışma meclisi) gibi unsurlarla sınırlıydı.
- B) Hükümdarlık yetkisinin tanrı tarafından verildiği: İşte bu doğru! Kut inancı, hükümdarın devleti yönetme yeteneğinin Tanrı tarafından verildiğine inanılmasıdır. Yani hükümdar, bu yetkiyi Tanrı'dan alır ve halkı adına kullanır.
- C) Hükümdarın seçimle işbaşına gelmesi: İslamiyet öncesi Türk devletlerinde hükümdar genellikle veraset yoluyla belirlenirdi, ancak kurultayın da etkisi vardı. Kut inancı, seçimi doğrudan ifade etmez.
- D) Hükümdarın dini lider olması: İslamiyet öncesi Türklerde hükümdar genellikle dini lider değildi. Dini törenleri yöneten kam veya şamanlar bulunurdu.
- E) Hükümdarın sadece askeri yetkilere sahip olması: Hükümdar, askeri yetkilere sahip olmakla birlikte, devlet yönetimi, adalet sağlama gibi başka görevleri de vardı.
- Adım 3: Doğru Seçeneği Belirleme: Kut inancı, hükümdarlık yetkisinin Tanrı tarafından verildiği anlamına gelir. Bu nedenle, hükümdar, Tanrı'nın lütfuyla bu göreve geldiğine inanılır ve bu durum onun otoritesini güçlendirirdi.
Cevap B seçeneğidir.