Sevgili öğrenciler,
Descartes'ın felsefesindeki bu temel önermeyi anlamak, onun tüm sistemini kavramak için çok önemlidir. Adım adım inceleyelim:
- Descartes'ın Şüphe Metodu: Descartes, her şeyden şüphe ederek mutlak ve kesin bir bilgiye ulaşmayı amaçlamıştır. Duyularımızın bizi yanıltabileceğini, hatta rüya görüyor olabileceğimizi düşünerek her şeyi sorgulamıştır.
- "Düşünüyorum, öyleyse varım" Önermesi (Cogito, ergo sum): Descartes, her şeyden şüphe edebilse de, şüphe etme eyleminin kendisinden şüphe edemeyeceğini fark etmiştir. Çünkü şüphe etmek de bir düşünme eylemidir. Düşünüyor olmam, düşünen bir varlığın (benim) mutlaka var olması gerektiğinin kanıtıdır. Bu, onun ulaştığı ilk ve en kesin bilgidir.
- Cevher Arayışı: Descartes, bu ilk kesin bilgiden yola çıkarak varoluşun temelini oluşturan "cevher"leri (substance) araştırmıştır. Cevher, var olmak için başka hiçbir şeye ihtiyaç duymayan şey demektir.
- Düşünme Eylemi ve Cevher: "Düşünüyorum" ifadesi, bir "düşünme" eylemine işaret eder. Peki, bu düşünme eylemini gerçekleştiren nedir? Descartes'a göre bu, maddi olmayan, yer kaplamayan, bölünemez bir varlıktır.
- Maddi Cevher (Res extensa): Descartes'a göre, uzamlı, yer kaplayan, bölünebilir olan her şey maddi cevherdir. Fiziksel dünya ve bedenimiz bu kategoriye girer.
- Tinsel Cevher (Res cogitans): Düşünen, bilinçli, irade sahibi, yer kaplamayan, bölünemez olan cevherdir. Zihin veya ruh bu cevherin temel özelliğidir.
- "Düşünüyorum" Nereye İşaret Eder?: "Düşünüyorum" eylemi, doğrudan zihnin, bilincin, yani tinsel cevherin bir özelliğidir. Bir taş düşünemez, bir masa düşünemez. Düşünme eylemi, maddi bir varlığın (bedenin) değil, tinsel bir varlığın (zihnin/ruhun) işlevidir. Descartes, "ben" dediği şeyin öncelikle düşünen bir varlık, yani bir tinsel cevher olduğunu savunmuştur.
Bu nedenle, Descartes'ın "Düşünüyorum, öyleyse varım" önermesi, varlığımızın temelinde yatanın düşünen bir varlık, yani tinsel cevher olduğu arayışının temelini oluşturur.
Cevap B seçeneğidir.