Kpss Erzurum Kongresi Test 1

Soru 05 / 10

5. Erzurum Kongresi'nde alınan "Kuva-yı Milliye'yi amil ve milli iradeyi hakim kılmak esastır." kararı, aşağıdakilerden hangisinin öngörüsü olarak değerlendirilebilir?

A) Cumhuriyet rejiminin kurulacağının
B) Halifeliğin kaldırılacağının
C) Saltanatın devam edeceğinin
D) Dış borçların erteleneceğinin
E) Kapitülasyonların kaldırılacağının

Sevgili öğrenciler, bu soru, Kurtuluş Savaşı döneminin önemli kararlarından birini ve bu kararın geleceğe yönelik hangi büyük değişimi işaret ettiğini anlamamızı istiyor. Şimdi bu kararı adım adım inceleyelim:

  • Kararın Anlamı: Erzurum Kongresi'nde alınan "Kuva-yı Milliye'yi amil ve milli iradeyi hakim kılmak esastır." kararı iki temel prensibi vurgular:
    • Kuva-yı Milliye'yi amil kılmak: Bu ifade, işgallere karşı direnişin, yani halkın kendi gücüyle oluşturduğu Kuva-yı Milliye'nin etkin hale getirilmesi gerektiğini belirtir. Bu, ülkenin bağımsızlığı için silahlı direnişin önemini vurgular.
    • Milli iradeyi hakim kılmak: Bu kısım sorumuzun anahtar ifadesidir. "Milli irade", milletin kendi isteği, kendi kararı demektir. "Hakim kılmak" ise bu iradenin yönetime egemen olması, ülkenin yönetiminde söz sahibi olması anlamına gelir. Yani, ülkeyi yönetenlerin milletin seçimi ve onayıyla iş başına gelmesi gerektiğini ifade eder.
  • "Milli İradeyi Hakim Kılmak" Ne Demektir?: Geleneksel Osmanlı yönetiminde padişahın iradesi hakimdi. Ancak bu kararla birlikte, artık padişahın değil, milletin kendi iradesinin ülkenin yönetiminde belirleyici olacağı vurgulanmıştır. Bu, egemenliğin millete ait olduğu bir yönetim anlayışının temelini oluşturur.
  • Seçenekleri Değerlendirelim:
    • A) Cumhuriyet rejiminin kurulacağının: Cumhuriyet, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, milletin kendi iradesiyle seçtiği temsilciler aracılığıyla yönetildiği bir rejimdir. "Milli iradeyi hakim kılmak" ilkesi, doğrudan doğruya cumhuriyet rejiminin temelini ve öngörüsünü oluşturur. Bu nedenle bu seçenek çok güçlüdür.
    • B) Halifeliğin kaldırılacağının: Halifelik, dini bir makamdır ve kaldırılması daha sonraki süreçte gerçekleşmiştir. "Milli iradeyi hakim kılmak" doğrudan bir dini makamın kaldırılmasından ziyade, yönetim biçiminin değişmesini işaret eder. Dolaylı bir sonuç olsa da, kararın doğrudan öngörüsü değildir.
    • C) Saltanatın devam edeceğinin: Saltanat, egemenliğin tek bir kişiye (padişaha) ait olduğu bir yönetim biçimidir. "Milli iradeyi hakim kılmak" ilkesi, padişahın iradesi yerine milletin iradesini ön plana çıkardığı için saltanatın devam edeceğinin değil, aksine sona ereceğinin bir işaretidir. Bu seçenek kararla çelişir.
    • D) Dış borçların erteleneceğinin: Dış borçlar ekonomik bir konudur ve "milli iradeyi hakim kılmak" gibi siyasi bir ilke ile doğrudan bir bağlantısı yoktur.
    • E) Kapitülasyonların kaldırılacağının: Kapitülasyonlar, yabancılara tanınan ayrıcalıklardır ve kaldırılması tam bağımsızlık ilkesiyle ilgilidir. "Milli iradeyi hakim kılmak" iç yönetim biçimiyle ilgiliyken, kapitülasyonlar dış ilişkilerdeki bağımsızlıkla ilgilidir. Her ne kadar ikisi de bağımsızlık mücadelesinin bir parçası olsa da, "milli iradeyi hakim kılmak" doğrudan bir yönetim biçimi değişikliğini öngörür.
  • Sonuç: "Milli iradeyi hakim kılmak" ifadesi, egemenliğin millete ait olduğu, milletin kendi kendini yönettiği bir sistemin, yani cumhuriyet rejiminin kurulacağının en açık ve temel öngörüsüdür.

Cevap A seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön