TBMM'nin kuruluşundan sonra çıkardığı ilk kanunlar arasında hangisi 'meclisin üstünlüğü' ilkesini vurgular?
A) Tekalif-i Milliye Emirleri
B) Hıyanet-i Vataniye Kanunu
C) Nisab-ı Müzakere Kanunu
D) Teşkilat-ı Esasiye Kanunu
E) Takrir-i Sükun Kanunu
Merhaba sevgili öğrenciler!
Bu soruda, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) kuruluşundan sonra çıkardığı ilk kanunlar arasında 'meclisin üstünlüğü' ilkesini en iyi vurgulayanın hangisi olduğunu bulmamız isteniyor. 'Meclisin üstünlüğü' ilkesi, yasama, yürütme ve hatta yargı yetkilerinin büyük ölçüde mecliste toplandığı, meclisin devletin en yetkili organı olduğu anlamına gelir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Tekalif-i Milliye Emirleri: Bu emirler, Kurtuluş Savaşı sırasında ordunun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından çıkarılan ulusal yükümlülüklerdir. Bir kanun olmaktan ziyade, savaş koşullarında çıkarılmış olağanüstü kararlardır ve doğrudan 'meclisin üstünlüğü' ilkesini vurgulamazlar.
- B) Hıyanet-i Vataniye Kanunu: Bu kanun, TBMM'ye karşı çıkan isyanları ve vatana ihanet suçlarını cezalandırmak amacıyla çıkarılmıştır. Meclisin otoritesini korumayı amaçlasa da, doğrudan 'meclisin üstünlüğü' ilkesini, yani meclisin devlet yapısındaki en yüksek konumunu tanımlayan veya vurgulayan bir kanun değildir. Daha çok meclisin varlığını ve kararlarını güvence altına alma amacı taşır.
- C) Nisab-ı Müzakere Kanunu: Bu kanun, TBMM'nin açılışından hemen sonra (24 Nisan 1920) çıkarılan ilk kanunlardan biridir. Meclisin iç tüzüğünü, yani nasıl çalışacağını, kararların nasıl alınacağını, görüşmelerin nasıl yapılacağını ve toplantı yeter sayısını (nisap) belirler. Bir meclisin kendi çalışma kurallarını kendisinin belirlemesi, hiçbir dış güce bağlı olmadığını, kendi iç işleyişinde tam yetkili ve bağımsız olduğunu gösterir. Bu durum, meclisin kendi varlığı ve işleyişi üzerinde mutlak egemenliğe sahip olduğunu, dolayısıyla 'meclisin üstünlüğü' ilkesini çok güçlü bir şekilde vurgular. Kendi kurallarını koyarak, meclis kendi gücünü ve bağımsızlığını ilan etmiştir.
- D) Teşkilat-ı Esasiye Kanunu: 1921 Anayasası olarak da bilinen bu kanun, yeni Türk devletinin ilk anayasasıdır. Ulusal egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu ve milletin tek temsilcisinin TBMM olduğunu açıkça belirtir. 'Meclis Hükümeti Sistemi'ni benimseyerek yasama ve yürütme yetkilerini mecliste toplamıştır. Bu kanun, 'meclisin üstünlüğü' ilkesini devletin temel yapısı olarak belirlemiş olsa da, Nisab-ı Müzakere Kanunu, meclisin kendi iç işleyişini belirleyerek bu üstünlüğü doğrudan ve anında bir eylemle vurgulayan daha erken ve spesifik bir adımdır. Soru 'vurgular' kelimesini kullandığı için, kendi iç kurallarını koyarak bağımsızlığını ilan eden Nisab-ı Müzakere Kanunu daha uygun düşmektedir.
- E) Takrir-i Sükun Kanunu: Bu kanun, 1925 yılında Şeyh Said İsyanı sonrasında çıkarılmıştır. Amacı, ülkedeki asayişi sağlamak ve isyanları bastırmaktır. TBMM'nin kuruluşundan çok sonra çıkarılmış olup, 'meclisin üstünlüğü' ilkesini vurgulamaktan ziyade, devletin otoritesini ve güvenliğini sağlamaya yönelik olağanüstü bir kanundur.
Yukarıdaki açıklamalara göre, TBMM'nin kendi iç işleyişini düzenleyerek bağımsızlığını ve yetkisini ilan ettiği Nisab-ı Müzakere Kanunu, 'meclisin üstünlüğü' ilkesini en güçlü şekilde vurgulayan ilk kanunlardan biridir.
Cevap C seçeneğidir.