🚀 Online Kendi Sınavını Oluştur ve Çöz!

9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Senaryo 5 Test 1

Soru 09 / 12

🎓 9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Senaryo 5 Test 1 - Ders Notu

📝 Sevgili öğrenciler, bu ders notu, "9. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 1. Dönem 2. Yazılı Senaryo 5 Test 1" sınavında karşınıza çıkabilecek temel dil bilgisi ve edebiyat konularını özetlemektedir. Sınavınızda başarılar dileriz!

📌 Fiilimsiler (Eylemsiler)

Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerine belirli ekler gelerek cümle içinde isim, sıfat veya zarf görevi üstlenen kelimelerdir. Cümlede yan yargı bildirirler ve çekimli fiil sayılmazlar.

  • İsim-Fiil (Mastar): Fiil kök veya gövdelerine "-ma, -ış, -mak" ekleri getirilerek yapılır.
    • Örnek: "Kitap okumak en sevdiğim şeydir." ("okumak")
    • Örnek: "Onun gülüşü içimi ısıttı." ("gülüşü")
  • Sıfat-Fiil (Ortaç): Fiil kök veya gövdelerine "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede sıfat veya adlaşmış sıfat görevinde kullanılır.
    • Örnek: "Koşan çocuk düştü." ("koşan" - sıfat)
    • Örnek: "Gelecek günler güzel olacak." ("gelecek" - sıfat)
    • Örnek: "Düşenleri kaldırmak gerekir." ("düşenleri" - adlaşmış sıfat)
  • Zarf-Fiil (Bağ-Fiil, Ulaç): Fiil kök veya gövdelerine "-ken, -alı, -madan, -ince, -ip, -arak, -dıkça, -e...-e, -r...-mez, -casına, -maksızın, -dığında" gibi ekler getirilerek yapılır. Cümlede zarf görevinde kullanılır, genellikle fiili veya fiilimsiyi zaman ya da durum yönünden belirtir.
    • Örnek: "Ders çalışırken uyuyakalmışım." ("çalışırken")
    • Örnek: "Kapıyı açıp içeri girdi." ("açıp")
    • Örnek: "Koşa koşa yanıma geldi." ("koşa koşa")

⚠️ Dikkat: İsim-fiil eki "-ma" ile olumsuzluk eki "-ma"yı karıştırmayın. Ayrıca, bazı fiilimsiler zamanla kalıcı isim haline gelebilir (dondurma, çakmak, ekmek gibi). Bu kelimeler fiilimsi sayılmaz.

📌 Cümle Çeşitleri (Yapısına Göre)

Cümleler, içerdikleri yargı sayısı ve bu yargıların birbirine bağlanış biçimine göre dörde ayrılır.

  • Basit Cümle: Tek bir yargı (tek bir çekimli fiil) ve tek bir yüklemden oluşan cümlelerdir. İçinde fiilimsi veya başka bir yan cümle bulunmaz.
    • Örnek: "Hava bugün çok güzeldi."
  • Birleşik Cümle: Bir temel cümle ve bu temel cümleye bağlı en az bir yan cümleden oluşan cümlelerdir. Yan cümleler genellikle fiilimsilerle, "ki" bağlacıyla, şart ekiyle veya iç içe geçmiş bir cümleyle kurulur.
    • Örnek: "Kitap okumayı sevenler başarılı olur." (Fiilimsiyle kurulan yan cümle)
    • Örnek: "Biliyorum ki sen de geleceksin." ("ki" bağlacıyla kurulan yan cümle)
  • Sıralı Cümle: Birden fazla yüklemi olan ve bu yüklemlerin virgül (,) veya noktalı virgül (;) ile birbirine bağlandığı cümlelerdir.
    • Bağımlı Sıralı Cümle: Öge ortaklığı bulunan sıralı cümlelerdir.
      • Örnek: "Öğrenci sınıfa girdi, yerine oturdu." (Özne ortak: öğrenci)
    • Bağımsız Sıralı Cümle: Öge ortaklığı bulunmayan sıralı cümlelerdir.
      • Örnek: "Güneş doğdu, kuşlar ötmeye başladı."
  • Bağlı Cümle: Birden fazla yüklemi olan ve bu yüklemlerin "ve, veya, ama, fakat, lakin, çünkü, oysa, halbuki" gibi bağlaçlarla birbirine bağlandığı cümlelerdir.
    • Örnek: "Ders çalıştım ama sınavdan düşük aldım."
    • Örnek: "Kitap okuyor ve not alıyordu."

📌 Yazım Kuralları

Türkçede kelimelerin doğru yazılması, iletişimin anlaşılır olması için çok önemlidir. Sınavda sıkça karşılaşılan bazı kurallar şunlardır:

  • Büyük Harflerin Kullanımı: Cümle başları, özel isimler (kişi, yer, millet, dil, din, coğrafi adlar vb.), unvanlar, kurum adları, belirli tarih ve gün adları, kitap, dergi adları büyük harfle başlar.
    • Örnek: "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı", "Türk Dili ve Edebiyatı"
  • "De" Bağlacı ve Ekinin Yazımı:
    • Bağlaç olan "de/da" ayrı yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz. (Örnek: "Sen de gel.")
    • Ek olan "-de/-da" bitişik yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulur. (Örnek: "Evde kimse yok.")
  • "Ki" Bağlacı ve Ekinin Yazımı:
    • Bağlaç olan "ki" ayrı yazılır. (Örnek: "Bilmiyorum ki.")
    • İlgi zamiri olan "-ki" bitişik yazılır. (Örnek: "Seninki daha güzel.")
    • Sıfat yapan "-ki" bitişik yazılır. (Örnek: "Evdeki hesap")
    • 💡 İpucu: "Ki"ye "-ler" eki getirebiliyorsanız bitişik, getiremiyorsanız ayrı yazılır (belirli istisnalar hariç: "oysaki, mademki, belki" gibi).
  • "Mi" Soru Ekinin Yazımı: Her zaman ayrı yazılır ve kendinden sonra gelen ekler bitişik yazılır.
    • Örnek: "Geldin mi?", "O muydu?"
  • Birleşik Kelimelerin Yazımı: Ses düşmesi, türemesi veya anlam kayması gibi durumlarda bitişik, ayrı yazılması gereken durumlarda ayrı yazılır.
    • Bitişik: "kahvaltı", "hanımeli", "mirasyedi"
    • Ayrı: "kuşburnu", "dil balığı", "hava yolu"

📌 Noktalama İşaretleri

Yazılı anlatımda duygu ve düşünceleri daha doğru ve net ifade etmek, okumayı kolaylaştırmak için noktalama işaretleri kullanılır.

  • Nokta (.): Cümle sonuna konur, kısaltmaların sonuna konur, sıra sayılarını belirtir.
    • Örnek: "Ders bitti.", "Prof. Dr."
  • Virgül (,): Eş görevli kelime ve kelime gruplarını ayırır, sıralı cümleleri ayırır, ara söz ve ara cümlelerin başına ve sonuna konur, hitaplardan sonra kullanılır.
    • Örnek: "Pazardan elma, armut, muz aldım."
    • Örnek: "Sevgili Annem,"
  • Noktalı Virgül (;): Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları birbirinden ayırmak için konur. Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri ayırır.
    • Örnek: "Erkek çocuklara Ali, Can, Emre; kız çocuklara Ayşe, Elif, Zeynep adları verildi."
  • İki Nokta (:): Kendisinden sonra örnek verilecek, açıklama yapılacak veya doğrudan alıntı yapılacak cümlelerin sonuna konur.
    • Örnek: "Eksiklerini sıraladı: Çalışmak, okumak, dinlenmek."
  • Soru İşareti (?): Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur.
    • Örnek: "Nereye gidiyorsun?"
  • Ünlem İşareti (!): Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümle veya sözlerin sonuna konur. Hitap ve seslenmelerden sonra da kullanılabilir.
    • Örnek: "Yaşasın!", "Ey Türk gençliği!"
  • Kesme İşareti ('): Özel adlara getirilen iyelik, durum ve bildirme eklerini ayırmak için kullanılır. Kısaltmalara getirilen ekleri, sayılara getirilen ekleri ayırır.
    • Örnek: "Ankara'ya", "TBMM'nin", "19 Mayıs'ta"

📌 Edebi Türler (Masal, Fabl, Destan, Hikaye)

Edebiyat, farklı türler aracılığıyla düşünce, duygu ve olayları aktarır. İşte bazı temel türler:

  • Masal: Olağanüstü olayların, hayalî kahramanların (devler, periler, cüceler vb.) bulunduğu, yer ve zamanın belirsiz olduğu, genellikle tekerlemelerle başlayan ve biten, eğitici ve eğlendirici nitelik taşıyan anonim halk anlatılarıdır. İyilik-kötülük çatışması işlenir ve sonunda iyiler kazanır.
    • Örnek: Külkedisi, Pamuk Prenses.
  • Fabl: Kahramanları genellikle hayvanlar olan, bu hayvanlara insan özellikleri (konuşma, düşünme, hissetme) yüklenerek yazılan, sonunda ahlaki bir ders (kıssa) veren kısa, didaktik (öğretici) metinlerdir.
    • Örnek: La Fontaine Fablları, Ezop Masalları.
  • Destan: Bir milletin hayatında derin izler bırakmış tarihî veya toplumsal bir olayı (savaş, göç, afet vb.) anlatan, olağanüstü kahramanların ve olayların yer aldığı, genellikle manzum (şiir şeklinde) uzun edebî eserlerdir. Doğal destanlar (anonim) ve yapma destanlar (bir şair tarafından yazılan) olarak ikiye ayrılır.
    • Örnek: Oğuz Kağan Destanı (Türk), Gılgamış Destanı (Sümer).
  • Hikaye (Öykü): Yaşanmış veya yaşanabilecek olayları, kişileri, yer ve zamanı belli bir plan çerçevesinde, kısa ve yoğun bir şekilde anlatan edebî türdür. Genellikle tek bir olay örgüsü etrafında döner, karakter sayısı azdır ve ayrıntılara çok girilmez.
    • Olay Hikayesi (Maupassant Tarzı): Merak ve heyecan ögesine ağırlık verir, olay örgüsü güçlüdür.
    • Durum Hikayesi (Çehov Tarzı): Günlük yaşamdan bir kesit sunar, olaydan çok duygu ve düşüncelere odaklanır.

📌 Söz Sanatları

Edebî metinlerde anlatımı güçlendirmek, güzelleştirmek ve etkileyici kılmak için kullanılan sanatlardır.

  • Teşbih (Benzetme): İki farklı varlık veya kavramdan nitelikçe zayıf olanın, nitelikçe güçlü olana benzetilmesidir. Dört temel ögesi vardır: benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü, benzetme edatı.
    • Örnek: "Aslan gibi güçlü adam." (Adam: benzeyen, aslan: kendisine benzetilen, güçlü: benzetme yönü, gibi: benzetme edatı)
  • İstiare (Eğretileme): Benzetmenin temel öğelerinden sadece birinin kullanılmasıyla yapılan sanattır.
    • Açık İstiare: Sadece kendisine benzetilenin bulunduğu istiare.
      • Örnek: "Gökyüzünde bir hilal belirdi." (Hilal: Ay'a benzetilen, Ay: kendisine benzetilen. Ay söylenmemiş.)
    • Kapalı İstiare: Sadece benzeyenin bulunduğu istiare.
      • Örnek: "Kükredi aslanlar." (Askerler aslana benzetilmiş, askerler söylenmemiş, aslanın kükremesiyle askerler kastedilmiş.)
  • Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması): Bir sözcüğün yerine, ilgili olduğu başka bir sözcüğün kullanılmasıdır. Benzetme amacı güdülmez.
    • Örnek: "Sobayı yaktık." (Soba değil, sobanın içindeki odun/kömür kastediliyor.)
    • Örnek: "Orhan Veli'yi okudum." (Orhan Veli'nin eserleri kastediliyor.)
  • Teşhis (Kişileştirme): İnsan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insana ait özelliklerin yüklenmesidir.
    • Örnek: "Bulutlar ağlıyordu." (Ağlamak insana ait bir özelliktir.)
  • İntak (Konuşturma): Kişileştirilen varlıkları konuşturma sanatıdır. Teşhis sanatı olan her yerde intak da olabilir, ancak intak olan her yerde mutlaka teşhis vardır.
    • Örnek: "Rüzgar fısıldadı: 'Hava soğuyacak.'"

💡 İpucu: Söz sanatlarını çözerken metni dikkatlice okuyun ve kelimelerin gerçek anlamlarının dışında kullanılıp kullanılmadığına odaklanın.

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12
Geri Dön