Sevgili öğrenciler, bu tür sorularda cümleyi dikkatlice okumak ve kelimelerin gerçek anlamlarının ötesinde ne ifade ettiğini anlamak çok önemlidir. Şimdi cümlemizi adım adım inceleyelim:
- Cümlemiz: "Kar taneleri gökyüzünden yavaşça süzülürken, sanki pamuk tarlası uzanıyordu yerlere."
- İlk olarak, cümlenin ikinci kısmına odaklanalım: "sanki pamuk tarlası uzanıyordu yerlere."
- Burada, yerleri kaplayan bembeyaz kar örtüsü, "pamuk tarlası"na benzetilmiştir. Karın beyazlığı ve yumuşaklığı, pamuğun özellikleriyle ilişkilendirilmiştir. Aralarında ortak özellik bulunan iki farklı varlık veya kavramın birbirine benzetilmesi, Benzetme (Teşbih) sanatıdır. Cümlede geçen "sanki" kelimesi de bu benzetmeyi güçlendiren bir edattır.
- İkinci olarak, "pamuk tarlası uzanıyordu yerlere" ifadesini düşünelim. Gerçekte yerler bir pamuk tarlası değildir. Ancak karın o kadar çok yağdığı, her yeri o kadar geniş bir şekilde kapladığı ve bembeyaz yaptığı anlatılmak isteniyor ki, bu durum "pamuk tarlası" gibi bir ifadeyle abartılarak dile getirilmiştir. Bir durumun veya özelliğin olduğundan çok daha büyük, çok daha fazla gösterilmesi Abartma (Mübalağa) sanatıdır. Burada karın kapladığı alanın büyüklüğü ve görüntüsü abartılmıştır.
- Şimdi seçeneklerimize bakalım:
- A) Kişileştirme - Abartma: Cümlede cansız varlıklara insan özelliği verilmemiştir (kişileştirme yoktur).
- B) Benzetme - Kişileştirme: Benzetme vardır ama kişileştirme yoktur.
- C) Abartma - Konuşturma: Abartma vardır ama cansız varlıkların konuşturulması (konuşturma) yoktur.
- D) Benzetme - Abartma: Hem karın pamuk tarlasına benzetilmesi (benzetme) hem de karın kapladığı alanın büyüklüğünün ve görüntüsünün abartılması (abartma) mevcuttur.
Bu nedenle, cümlede kullanılan söz sanatları Benzetme ve Abartma'dır.
Cevap D seçeneğidir.