Aşağıdakilerden hangisi Cumhuriyet Dönemi (1923-1940) hikayeciliğinin genel üslup özelliklerinden biri değildir?
A) Toplumcu gerçekçi anlayışın yaygınlaşması
B) Bireyin iç dünyasına yöneliş
C) Milli Edebiyat akımının devamı niteliğinde olması
D) Sade ve anlaşılır bir dil kullanılması
E) Anadolu'nun sorunlarına eğilme
Sevgili öğrenciler, bu soruda Cumhuriyet Dönemi'nin ilk yıllarındaki (1923-1940) hikayeciliğinin genel özelliklerini anlamamız isteniyor. Her seçeneği dikkatlice inceleyelim:
- A) Toplumcu gerçekçi anlayışın yaygınlaşması: Cumhuriyet'in ilk yıllarında, özellikle 1930'lardan itibaren, toplumun sorunlarına, köylülerin ve işçilerin yaşam mücadelelerine odaklanan toplumcu gerçekçi hikayeler yazılmaya başlanmıştır. Bu anlayış, dönemin önemli özelliklerinden biridir.
- B) Bireyin iç dünyasına yöneliş: Bireyin iç dünyasını, psikolojik çözümlemelerini, bunalımlarını ve yalnızlığını ele alan hikayeler, Cumhuriyet Dönemi Türk hikayeciliğinde daha çok 1940'lı yıllardan sonra Sait Faik Abasıyanık, Peyami Safa (farklı bir boyutta olsa da), Tarık Buğra gibi yazarlarla belirginleşmiştir. 1923-1940 döneminde ise bu eğilim genel bir üslup özelliği olarak henüz yaygınlaşmamıştır.
- C) Milli Edebiyat akımının devamı niteliğinde olması: Cumhuriyet Dönemi hikayeciliği, özellikle ilk yıllarında, Milli Edebiyat akımının başlattığı Anadolu'ya yönelme, milli değerleri işleme ve sade dil kullanma gibi özelliklerini sürdürmüştür. Bu nedenle, Milli Edebiyat'ın bir devamı niteliğindedir.
- D) Sade ve anlaşılır bir dil kullanılması: Milli Edebiyat akımının etkisiyle başlayan dilde sadeleşme hareketi, Cumhuriyet'in ilk yıllarında da devam etmiş ve hikayelerde halkın anlayabileceği, anlaşılır bir dil kullanılması temel bir ilke olmuştur.
- E) Anadolu'nun sorunlarına eğilme: Milli Mücadele ve Cumhuriyet'in kuruluşuyla birlikte Anadolu ve insanı, hikayelerin ana temalarından biri haline gelmiştir. Köy ve kasaba gerçekleri, Anadolu insanının yaşam koşulları ve sorunları bu dönemde sıkça işlenmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi, "Bireyin iç dünyasına yöneliş" özelliği, 1923-1940 dönemi hikayeciliğinin genel ve yaygın bir üslup özelliği değildir; bu eğilim daha sonraki yıllarda güçlenmiştir.
Cevap B seçeneğidir.