Aşağıdaki metin parçalarından hangisinde 'ilahi (tanrısal) bakış açısı' kullanılmıştır?
A) Pencereden dışarıyı seyrediyordu. Yağmur hafifçe çiseliyordu. İçinden bir ses, bu akşam eve erken gitmesi gerektiğini söylüyordu.
B) Kapı çalındı. Genç adam yerinden kalktı ve kapıyı açtı. Karşısında uzun zamandır görmediği bir arkadaşı duruyordu.
C) Olaylar hızla gelişiyordu. Köy halkı şaşkınlık içindeydi. Kimse ne yapacağını bilemiyordu. Oysa köyün bilge kişisi, olacakları önceden sezmişti.
D) Sabah erkenden uyandım. Güneş henüz doğmamıştı. Kahvaltımı hazırlayıp işe gitmek için hazırlandım.
E) Sokakta yürürken bir kedi gördüm. Kedi, kaldırımda usulca ilerliyordu. Onu takip etmeye karar verdim.
Merhaba sevgili öğrenciler,
Bu soruda, metinlerde kullanılan farklı bakış açılarını anlamamız ve özellikle 'ilahi (tanrısal) bakış açısı'nı tespit etmemiz isteniyor. Gelin, bu bakış açısının ne olduğunu ve seçeneklerde nasıl kullanıldığını adım adım inceleyelim.
- İlahi (Tanrısal) Bakış Açısı Nedir?
- İlahi bakış açısı, bir hikayeyi anlatan kişinin (anlatıcının) her şeyi bilen, her şeye hakim bir konumda olması demektir. Bu anlatıcı, karakterlerin sadece dış görünüşlerini ve eylemlerini değil, aynı zamanda iç dünyalarını, düşüncelerini, duygularını, geçmişlerini, hatta gelecekte olacakları bile bilir ve okuyucuya aktarır. Tıpkı bir tanrı gibi, hikayenin her köşesine nüfuz edebilir.
- Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:
- A) Pencereden dışarıyı seyrediyordu. Yağmur hafifçe çiseliyordu. İçinden bir ses, bu akşam eve erken gitmesi gerektiğini söylüyordu.
- Bu seçenekte anlatıcı, bir karakterin ne yaptığını ve içinden geçen bir düşünceyi (iç sesi) biliyor. Ancak sadece tek bir karakterin iç dünyasına odaklanmış durumda. Diğer karakterlerin ne düşündüğünü veya gelecekte ne olacağını bilmiyor. Bu, 'kısıtlı üçüncü tekil şahıs' bakış açısına daha yakındır.
- B) Kapı çalındı. Genç adam yerinden kalktı ve kapıyı açtı. Karşısında uzun zamandır görmediği bir arkadaşı duruyordu.
- Burada anlatıcı, sadece gözlemleyebildiği olayları ve karakterlerin dışa vuran eylemlerini aktarıyor. Karakterlerin iç dünyalarına, düşüncelerine veya duygularına dair hiçbir bilgi vermiyor. Bu, 'gözlemci (objektif) bakış açısı' olarak adlandırılır.
- C) Olaylar hızla gelişiyordu. Köy halkı şaşkınlık içindeydi. Kimse ne yapacağını bilemiyordu. Oysa köyün bilge kişisi, olacakları önceden sezmişti.
- İşte bu seçenekte ilahi bakış açısının tüm özelliklerini görüyoruz! Anlatıcı, sadece olayların gidişatını değil, aynı zamanda 'köy halkının şaşkınlık içinde olduğunu' ve 'kimsenin ne yapacağını bilemediğini' (topluluğun genel ruh halini ve bilgisizliğini) biliyor. Daha da önemlisi, 'köyün bilge kişisinin, olacakları önceden sezdiğini' belirtiyor. Bu ifade, anlatıcının sadece karakterlerin iç dünyasına (bilge kişinin sezgilerine) hakim olmakla kalmayıp, aynı zamanda gelecekteki olayları da (olacakları) bildiğini ve bilge kişinin bunları önceden fark ettiğini okuyucuya aktardığını gösterir. Bu, tam anlamıyla her şeyi bilen, ilahi bir anlatıcıdır.
- D) Sabah erkenden uyandım. Güneş henüz doğmamıştı. Kahvaltımı hazırlayıp işe gitmek için hazırlandım.
- Bu metinde anlatıcı, 'ben' zamirini kullanarak kendi yaşadıklarını anlatıyor. Bu, 'birinci tekil şahıs' bakış açısıdır. Anlatıcı, hikayenin bir karakteridir ve sadece kendi bildiklerini, gördüklerini ve hissettiklerini aktarabilir.
- E) Sokakta yürürken bir kedi gördüm. Kedi, kaldırımda usulca ilerliyordu. Onu takip etmeye karar verdim.
- Bu seçenekte de tıpkı D seçeneğinde olduğu gibi 'birinci tekil şahıs' bakış açısı kullanılmıştır. Anlatıcı, kendi deneyimlerini ve kararlarını aktarmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, anlatıcının karakterlerin iç dünyalarını, duygularını ve hatta gelecekteki olayları bildiği tek seçenek C seçeneğidir.
Cevap C seçeneğidir.