8. sınıf inkılap tarihi 1. dönem 2. yazılı 4. senaryo test 2

Soru 14 / 14

Güney Cephesi'ndeki Millî Mücadele'nin, Doğu Cephesi'nden farklı olarak, düzenli ordu yerine Kuvâ-yı Milliye birlikleri ve yerel halkın direnişiyle daha çok öne çıkmasının temel nedeni nedir?

A) Güney Cephesi'nde İtilaf Devletleri'nin daha az asker bulundurması
B) Doğu Cephesi'nde düzenli ordunun daha güçlü olması
C) Güney Cephesi'nde halkın örgütlenme bilincinin daha yüksek olması
D) Sevr Antlaşması'nın Güney Cephesi'ni doğrudan etkilememesi

Sevgili öğrenciler,

Bu soru, Millî Mücadele dönemindeki cephelerin kendine özgü koşullarını anlamamızı istiyor. Güney ve Doğu Cepheleri arasındaki temel farkı kavrayarak doğru cevaba ulaşabiliriz.

  • Doğu Cephesi'nin Durumu: Doğu Cephesi'nde, Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra dağıtılmayan ve Kazım Karabekir Paşa komutasında gücünü koruyan 15. Kolordu adında düzenli bir ordu bulunmaktaydı. Bu ordu, Ermeni saldırılarına karşı başarılı bir mücadele yürütmüştür. Yani, Doğu'da devletin düzenli askeri gücü mevcuttu ve aktif olarak kullanıldı.
  • Güney Cephesi'nin Durumu: Güney Cephesi'nde (Adana, Maraş, Antep gibi bölgeler), Mondros Ateşkes Antlaşması gereği Osmanlı ordusu terhis edilmiş, bölge İtilaf Devletleri (özellikle Fransızlar ve onlarla iş birliği yapan Ermeniler) tarafından işgal edilmişti. Bu bölgelerde düzenli bir ordu birliği bulunmuyordu ya da çok zayıftı. İşgalcilerin halka yönelik baskı ve zulümleri, yerel halkı kendi kendini savunmaya itmiştir.
  • Kuvâ-yı Milliye ve Yerel Direniş: Düzenli ordunun yokluğunda, Güney Cephesi'nde halk, kendi imkanlarıyla örgütlenerek Kuvâ-yı Milliye birliklerini oluşturdu. Bu birlikler, işgalcilere karşı direnişi başlattı ve sürdürdü. Maraş'ta Sütçü İmam, Antep'te Şahin Bey, Adana'da Tufan Bey gibi yerel kahramanlar ve onların önderliğindeki halk, işgale karşı büyük bir mücadele örneği sergiledi.
  • Seçenek A'nın Değerlendirilmesi: Güney Cephesi'nde İtilaf Devletleri'nin daha az asker bulundurması ifadesi doğru değildir. Fransızlar, Güney Cephesi'nde önemli askeri güç bulundurmuşlardır ve bu durum halkın direnişini daha da zorlaştırmıştır.
  • Seçenek B'nin Değerlendirilmesi: Doğu Cephesi'nde düzenli ordunun daha güçlü olması ifadesi doğru olmakla birlikte, Güney Cephesi'ndeki Kuvâ-yı Milliye direnişinin temel nedeni değildir. Doğu'daki ordunun gücü, Güney'deki durumun bir karşılaştırma noktasıdır, ancak Güney'deki direnişin nedenini açıklamaz.
  • Seçenek C'nin Değerlendirilmesi: Güney Cephesi'nde halkın örgütlenme bilincinin daha yüksek olması, temel nedendir. Düzenli ordunun yokluğu ve işgalin doğrudan halkın yaşamını tehdit etmesi, halkı kendi kaderini tayin etmek ve işgale karşı koymak için örgütlenmeye itmiştir. Bu durum, halkın vatanseverlik duygusuyla birleşerek güçlü bir direniş bilinci oluşturmasını sağlamıştır. Halk, devletin kendisini koruyamadığı bir ortamda, kendi savunmasını üstlenmek zorunda kalmıştır.
  • Seçenek D'nin Değerlendirilmesi: Sevr Antlaşması'nın Güney Cephesi'ni doğrudan etkilememesi ifadesi kesinlikle yanlıştır. Sevr Antlaşması, Güney bölgelerini (Adana ve çevresi) Fransa'ya bırakarak bu bölgelerdeki işgali resmileştirmeyi amaçlıyordu. Bu durum, halkın direnişini daha da alevlendirmiştir.

Sonuç olarak, Güney Cephesi'nde düzenli ordunun olmaması ve işgalin doğrudan halkı hedef alması, halkın kendi kendini savunma ve örgütlenme bilincini ön plana çıkarmıştır. Bu durum, Kuvâ-yı Milliye'nin ve yerel halkın direnişinin temel dinamiğini oluşturmuştur.

Cevap C seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Geri Dön