🚀 Online Kendi Sınavını Oluştur ve Çöz!

12. sınıf edebiyat 1. dönem 2. yazılı senaryoları Test 1

Soru 05 / 10

🎓 12. sınıf edebiyat 1. dönem 2. yazılı senaryoları Test 1 - Ders Notu

Sevgili öğrenciler, bu ders notu, 12. sınıf edebiyat 1. dönem 2. yazılı senaryoları Test 1'de karşılaşabileceğiniz başlıca konuları sade bir dille özetlemektedir. Edebiyat akımlarından dil bilgisi kurallarına kadar önemli noktaları tekrar etmeye hazır olun!

📌 Divan Edebiyatı

Divan edebiyatı, 13. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar sürmüş, Arap ve Fars edebiyatlarının etkisiyle oluşmuş klasik Türk edebiyatıdır. Genellikle yüksek zümreye hitap eder.

  • Sanat Anlayışı: "Sanat sanat içindir" anlayışı hâkimdir.
  • Dil: Ağır, süslü ve sanatlı bir dil kullanılır. Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalar yoğundur.
  • Nazım Birimi: Beyit (iki dize) esastır.
  • Ölçü: Aruz ölçüsü kullanılır.
  • Konular: Aşk (beşeri ve ilahi), güzellik, şarap, din, tasavvuf, övgü (kasideler), felsefe gibi soyut konular işlenir.
  • Nazım Şekilleri: Gazel, kaside, mesnevi, rubai, tuyuğ, şarkı başlıca nazım şekilleridir.
  • Temsilciler: Fuzuli, Baki, Nef'i, Nedim, Şeyh Galip bu dönemin önemli şairlerindendir.

💡 İpucu: Divan edebiyatında "güzellik" kavramı somut bir kişiden ziyade soyut ve idealize edilmiş bir güzelliği ifade eder. Şiirlerde mazmun adı verilen kalıplaşmış benzetmelere sıkça rastlanır.

📌 Tanzimat Edebiyatı

Tanzimat Fermanı (1839) ile başlayan Batılılaşma hareketinin edebiyata yansımasıdır. Toplumsal fayda ön plandadır.

  • Dönemlendirme: İki döneme ayrılır. Birinci dönem (toplum için sanat) ve İkinci dönem (sanat için sanat).
  • Sanat Anlayışı: Birinci dönemde "Sanat toplum içindir" anlayışı, ikinci dönemde ise "Sanat sanat içindir" anlayışı benimsenir.
  • Konular: Vatan, millet, hürriyet, adalet, hukuk gibi kavramlar ilk kez edebiyata girmiştir. Esaret, yanlış Batılılaşma da işlenen konulardandır.
  • Dil: Sadeleşme çabaları olsa da tam başarılamamıştır. İkinci dönemde dil tekrar ağırlaşmıştır.
  • Yenilikler: Roman, hikaye, tiyatro, makale, eleştiri gibi yeni türler edebiyatımıza girmiştir.
  • Temsilciler: Şinasi, Namık Kemal, Ziya Paşa (1. Dönem); Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan, Sami Paşazade Sezai (2. Dönem).

⚠️ Dikkat: Tanzimat edebiyatında roman ve hikayelerde teknik kusurlar (yazarın araya girip bilgi vermesi, tesadüflere yer verilmesi) sıkça görülür.

📌 Servet-i Fünun Edebiyatı (Edebiyat-ı Cedide)

Tanzimat'ın ikinci döneminin ardından ortaya çıkan, Batı etkisindeki ikinci önemli edebiyat dönemidir.

  • Sanat Anlayışı: "Sanat sanat içindir" anlayışı hâkimdir. Estetik kaygı ön plandadır.
  • Dil: Son derece ağır, süslü ve sanatlı bir dil kullanılmıştır. Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalar yoğundur.
  • Konular: Bireysel konular (aşk, doğa, karamsarlık, hayal kırıklığı) işlenmiştir. Toplumsal konulara pek yer verilmez.
  • Akımlar: Şiirde Parnasizm ve Sembolizm, romanda Realizm ve Natüralizm etkili olmuştur.
  • Yenilikler: Şiirde sone, terzarima gibi Batılı nazım şekilleri kullanılmıştır. Roman ve hikaye teknik açıdan gelişmiştir.
  • Temsilciler: Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin (Şiir); Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf (Roman).

💡 İpucu: Servet-i Fünun dönemi, dilin en ağırlaştığı ve şiirde musikiye (müziğe) önem verildiği bir dönemdir. Şiirde "kulak için kafiye" anlayışı benimsenmiştir.

📌 Fecr-i Ati Edebiyatı

Servet-i Fünun'a tepki olarak doğmuş ancak kısa ömürlü olmuş bir edebiyat topluluğudur.

  • Sanat Anlayışı: "Sanat şahsi ve muhteremdir" (Sanat kişisel ve saygıdeğerdir) sloganıyla bilinirler.
  • Dil: Servet-i Fünun'a göre daha sade olsa da yine de ağır bir dil kullanılmıştır.
  • Konular: Bireysel konular (aşk, doğa, karamsarlık, melankoli) işlenmiştir.
  • Akımlar: Sembolizm ve Empresyonizm akımlarının etkisi görülür.
  • Önemli Temsilci: Ahmet Haşim, topluluğun en önemli ve özgün şairidir. Diğer üyelerin çoğu Milli Edebiyat'a geçmiştir.

⚠️ Dikkat: Fecr-i Ati dönemi, Türk edebiyatında bir bildiri (beyanname) ile ortaya çıkan ilk edebi topluluktur. Ancak Servet-i Fünun'a tam bir yenilik getiremeyip benzer çizgiye devam etmiştir.

📌 Milli Edebiyat Dönemi

1911'de Genç Kalemler dergisinde Ömer Seyfettin'in "Yeni Lisan" makalesiyle başlayan, Türkçülük akımının etkisiyle gelişen bir dönemdir.

  • Sanat Anlayışı: "Sanat toplum içindir" anlayışı benimsenmiştir.
  • Dil: İstanbul Türkçesi esas alınarak sade bir dil kullanılmıştır. Halkın anlayabileceği bir dil hedeflenmiştir.
  • Konular: Anadolu, vatanseverlik, milli mücadele, Türk tarihi, günlük yaşam, köy gerçekleri gibi milli ve yerli konular işlenmiştir.
  • Akımlar: Realizm, Natüralizm ve Romantizm akımlarının etkisi görülür.
  • Ölçü: Aruz ölçüsü bırakılarak hece ölçüsü kullanılmıştır.
  • Temsilciler: Ömer Seyfettin, Ziya Gökalp, Mehmet Emin Yurdakul, Halide Edip Adıvar, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu.

💡 İpucu: Milli Edebiyat, Türk edebiyatında dilin sadeleşmesi ve yerli konulara yönelme açısından bir dönüm noktasıdır. "Yeni Lisan" hareketi bu dönemin temelini oluşturur.

📝 Paragrafta Anlam

Bir metni oluşturan düşünce birimleridir. Paragraflar genellikle bir ana fikir ve onu destekleyen yardımcı fikirlerden oluşur.

  • Ana Fikir (Ana Düşünce): Yazarın paragrafta okuyucuya asıl vermek istediği mesajdır. Genellikle paragrafın başında veya sonunda yer alır. "Yazar bu paragrafta ne anlatmak istiyor?" sorusunun cevabıdır.
  • Konu: Paragrafta üzerinde durulan kavram, olay veya durumdur. "Yazar neyden bahsediyor?" sorusunun cevabıdır.
  • Yardımcı Fikirler (Destekleyici Düşünceler): Ana fikri açıklayan, örneklendiren, pekiştiren detaylardır.
  • Başlık: Paragrafın konusunu veya ana fikrini en iyi özetleyen kelime veya kelime grubudur.

⚠️ Dikkat: Ana fikir ile konu karıştırılmamalıdır. Konu daha genelken, ana fikir konunun yazar tarafından yorumlanmış halidir.

📝 Anlatım Bozuklukları

Cümlelerin açık, anlaşılır ve doğru bir şekilde ifade edilmesini engelleyen hatalardır. İki ana başlıkta incelenir: Anlamsal (anlama dayalı) ve Yapısal (dil bilgisine dayalı).

  • Anlamsal Bozukluklar:
    • Gereksiz Sözcük Kullanımı: Anlamı zaten olan bir kelimeyle eş anlamlı başka bir kelimenin kullanılması. (Örn: "Karşılıklı mektuplaştılar" yerine "mektuplaştılar" yeterlidir.)
    • Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanımı: Birbiriyle çelişen ifadelerin aynı cümlede yer alması. (Örn: "Şüphesiz bu işi mutlaka o yapmıştır.")
    • Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması: Kelimenin cümle içindeki yerinin anlamı değiştirmesi. (Örn: "Yeni okula geldim." yerine "Okula yeni geldim.")
    • Anlam Belirsizliği: Bir zamir eksikliğinden veya noktalama hatasından kaynaklanan belirsizlik. (Örn: "Kardeşini dün gördüm." (Senin mi, onun mu?))
  • Yapısal Bozukluklar:
    • Özne-Yüklem Uygunsuzluğu: Özne ile yüklemin tekillik-çoğulluk, kişi veya çatı bakımından uyuşmaması. (Örn: "Herkes onu merak ediyor, arıyorlardı.")
    • Ek Eylem Eksikliği: Cümlede ek eylemin kullanılmaması nedeniyle ortaya çıkan bozukluk. (Örn: "Bu ev küçük ama kullanışlı.")
    • Tamlama Yanlışları: İsim ve sıfat tamlamalarının yanlış kurulması veya ortak kullanılması. (Örn: "Özel ve devlet okulları.")
    • Yüklem Eksikliği: Birden fazla yargının olduğu cümlelerde yüklemin ortak kullanılamaması. (Örn: "Ben ona güvenir, o da bana.")

💡 İpucu: Anlatım bozukluklarını tespit etmek için cümleyi dikkatlice okuyun ve her bir kelimenin ve ifadenin cümleye kattığı anlama odaklanın. Cümleyi sadeleştirerek veya farklı şekillerde söyleyerek hatayı bulmaya çalışabilirsiniz.

📝 Yazım Kuralları ve Noktalama İşaretleri

Türkçeyi doğru ve anlaşılır kullanmak için vazgeçilmez kurallardır.

  • Büyük Harflerin Kullanımı: Cümle başları, özel adlar (kişi adları, yer adları, millet adları), din ve mezhep adları, gezegen ve yıldız adları, unvanlar, kurum ve kuruluş adları, belirli tarih bildiren ay ve gün adları büyük harfle başlar.
  • Birleşik Kelimelerin Yazımı: Anlam kaybına uğrayan veya ses düşmesi/türemesi olan birleşik kelimeler bitişik yazılır (örn: "kahvaltı", "kaynana"). Anlamını koruyan, genellikle birleşik fiiller veya sıfat tamlamaları ayrı yazılır (örn: "gelivermek", "hasta olmak").
  • Sayıların Yazımı: Metin içinde sayılar genellikle yazıyla (iki, beş yüz), para, ölçü, istatistik verileri rakamla yazılır. Sıra sayıları rakamla ve nokta veya kesme işaretiyle ekle yazılabilir (3., 5'inci).
  • "De" ve "Ki" Bağlaçlarının Yazımı:
    • -de/-da (bağlaç): Ayrı yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz. (Örn: "Sen de gel.")
    • -de/-da (ek): Bitişik yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulur. (Örn: "Evde kimse yok.")
    • -ki (bağlaç): Ayrı yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz. (Örn: "Duydum ki geliyormuşsun.")
    • -ki (ek): Bitişik yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulur. (Örn: "Evdeki hesap.")
  • Noktalama İşaretleri:
    • Nokta (.): Cümle sonuna, kısaltmalara, sıra sayılarına konur.
    • Virgül (,): Eş görevli kelime ve kelime gruplarını ayırmak, sıralı cümleleri ayırmak, ara sözleri belirtmek, hitaptan sonra kullanmak için konur.
    • Noktalı Virgül (;): Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya takımları ayırmak, öğeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri ayırmak için kullanılır.
    • İki Nokta (:): Açıklama veya örnek verilecek cümlenin sonuna konur.
    • Üç Nokta (...): Tamamlanmamış cümlelerin sonuna, alıntılarda atlanan yerlere konur.
    • Soru İşareti (?): Soru bildiren cümle veya sözlerin sonuna konur.
    • Ünlem İşareti (!): Sevinç, korku, şaşkınlık gibi duyguları anlatan cümle veya sözlerin sonuna konur.

⚠️ Dikkat: Yazım kuralları ve noktalama işaretleri, anlamın doğru aktarılması için çok önemlidir. Özellikle "de/da" ve "ki" bağlaçlarının yazımına ve virgülün kullanım alanlarına dikkat edin. Bol bol örnek incelemek, bu konulardaki başarınızı artıracaktır.

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Geri Dön