Yaşar Kemal, Çukurova'nın bereketli topraklarını, Toroslar'ın sarp yamaçlarını ve bu coğrafyada yaşayan insanların çileli hayatlarını anlatırken, okuyucunun zihninde canlı tablolar oluşturur. Onun anlatımında renkler, sesler ve kokular, sadece betimleyici unsurlar olmaktan çıkar, adeta karakterlerin ruh hallerini ve olayların atmosferini şekillendiren birer araca dönüşür.
Aşağıdakilerden hangisi, Yaşar Kemal'in bu anlatım özelliğinin temel işlevlerinden biri olarak gösterilemez?