Yaşar Kemal, eserlerinde Çukurova coğrafyasını ve insanını destansı bir dille anlatırken, gerçekçi gözlemlerini halk hikayeleri ve mitolojik unsurlarla harmanlar. Bu harmanlama, onun karakterlerini ve olay örgüsünü sıradanlığın ötesine taşıyarak evrensel bir boyut kazandırır.
Aşağıdakilerden hangisi, Yaşar Kemal'in bu anlatım tekniğinin temel amaçlarından biri olarak gösterilemez?