9. sınıf türk dili ve edebiyatı 2. dönem 1. yazılı 5. Senaryo Test 1

Soru 06 / 16

🎓 9. sınıf türk dili ve edebiyatı 2. dönem 1. yazılı 5. Senaryo Test 1 - Ders Notu

Sevgili öğrenciler, bu ders notu, 9. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı 2. dönem 1. yazılı sınavınızda karşınıza çıkabilecek dil bilgisi ve edebi sanatlar konularını sade bir dille özetlemektedir. Sınavda başarılı olmak için bu temel bilgilere hakim olmanız çok önemli!

📌 Fiilimsiler (Eylemsiler)

Fiilimsiler, fiillerden türeyen ancak fiil gibi çekimlenemeyen, cümlede isim, sıfat veya zarf görevi üstlenen özel kelimelerdir. Bir cümlede yan cümlecik oluştururlar.

  • İsim-fiil (Mastar): Fiil kök veya gövdelerine "-ma, -ış, -mak" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede isim gibi görev yapar.
    • Örnek: "Kitap okumak en sevdiğim şeydir." (okumak)
    • Örnek: "Onun gülüşü içimi ısıttı." (gülüşü)
  • Sıfat-fiil (Ortaç): Fiil kök veya gövdelerine "-an, -ası, -mez, -ar, -dik, -ecek, -miş" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede sıfat görevi üstlenir, isimleri niteler.
    • Örnek: "Koşan çocuk düştü." (koşan -> hangi çocuk?)
    • Örnek: "Gelecek günler güzel olacak." (gelecek -> hangi günler?)
  • Zarf-fiil (Bağ-fiil, Ulaç): Fiil kök veya gövdelerine "-ken, -alı, -esiye, -madan, -ince, -ip, -arak, -dıkça, -r...mez, -dığında, -a...a, -casına" gibi ekler getirilerek yapılır. Cümlede zarf görevi üstlenir, fiili veya fiilimsiyi durum ya da zaman yönünden belirtir.
    • Örnek: "Düşe kalka ilerledi." (kalka -> nasıl ilerledi?)
    • Örnek: "Film başlayınca sustuk." (başlayınca -> ne zaman sustuk?)

💡 İpucu: Bazı fiilimsiler zamanla kalıcı isim haline gelebilir. Bunlar fiilimsi sayılmaz. Örnek: "Dondurma", "Çakmak", "Dolma", "Giriş" (kapı girişi).

📌 Cümlenin Ögeleri

Cümlenin ögeleri, bir cümleyi oluşturan temel parçalardır. Cümleyi doğru anlamak ve çözümlemek için ögeleri bulmak önemlidir.

  • Yüklem: Cümlede yargıyı bildiren temel ögedir. Çekimli bir fiil ya da ek fiil almış bir isim olabilir. Yüklem olmadan cümle olmaz.
    • Örnek: "Ali dün akşam eve geldi." (geldi)
    • Örnek: "Bu kitap çok güzeldi." (güzeldi)
  • Özne: Yüklemdeki işi yapan veya yargının gerçekleştiği varlıktır. "Kim?" veya "Ne?" sorularıyla bulunur.
    • Örnek: "Çocuklar bahçede oynuyor." (Kim oynuyor? -> Çocuklar)
    • Örnek: "Kitap yere düştü." (Ne düştü? -> Kitap)
  • Nesne (Düz Tümleç): Yüklemden etkilenen ögedir.
    • Belirtili Nesne: "-i" hal ekini alır. "Kimi?", "Neyi?" sorularıyla bulunur.
      • Örnek: "Defteri masaya bıraktı." (Neyi bıraktı? -> Defteri)
    • Belirtisiz Nesne: Hal eki almaz. "Ne?" sorusuyla bulunur (özneden sonra).
      • Örnek: "Annem pasta yaptı." (Ne yaptı? -> Pasta)
  • Dolaylı Tümleç (Yer Tamlayıcısı): Yüklemi yer, yön, bulunma, ayrılma gibi yönlerden tamamlar. "-e, -de, -den" hal eklerini alır. "Kime?, Kimde?, Kimden?, Neye?, Neyde?, Neyden?, Nereye?, Nerede?, Nereden?" sorularıyla bulunur.
    • Örnek: "Arkadaşım okuldan geldi." (Nereden geldi? -> Okuldan)
    • Örnek: "Çiçekleri vazoya koydu." (Nereye koydu? -> Vazoya)
  • Zarf Tümleci: Yüklemi durum, zaman, miktar, yer-yön, sebep gibi yönlerden tamamlar. "Nasıl?, Ne zaman?, Ne kadar?, Neden?, Niçin?, Kiminle?, Neyle?" sorularıyla bulunur.
    • Örnek: "Kitabı hızla okudu." (Nasıl okudu? -> Hızla)
    • Örnek: "Yarın pikniğe gideceğiz." (Ne zaman gideceğiz? -> Yarın)

⚠️ Dikkat: Söz öbekleri (tamlamalar, deyimler, ikilemeler, edat grupları) asla bölünmez, tek bir öge kabul edilir.

📌 Cümle Çeşitleri (Yapısına Göre)

Cümleler yapısına göre dört ana başlıkta incelenir. Bu ayrım, cümlenin içinde kaç yüklem olduğu ve yan yargı (fiilimsi, şart kipi vb.) barındırıp barındırmadığına göre yapılır.

  • Basit Cümle: Tek bir yargı (tek bir yüklem) bildiren ve içinde fiilimsi veya şart kipiyle kurulmuş yan cümlecik bulunmayan cümlelerdir.
    • Örnek: "Çocuklar bahçede oynuyor."
  • Birleşik Cümle: Bir temel cümle ve bu temel cümleye bağlı en az bir yan cümlecik bulunduran cümlelerdir. Yan cümlecik genellikle fiilimsi, şart eki (-se, -sa) veya "ki" bağlacı ile kurulur.
    • Girişik Birleşik Cümle: Yan cümlecik fiilimsiyle kurulur.
      • Örnek: "Eve gelirken ekmek aldı." (gelirken -> zarf-fiil)
    • Şartlı Birleşik Cümle: Yan cümlecik şart kipiyle (-se, -sa) kurulur.
      • Örnek: "Yağmur yağarsa piknik iptal olur."
    • Ki'li Birleşik Cümle: Yan cümlecik "ki" bağlacı ile temel cümleye bağlanır.
      • Örnek: "Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini."
  • Sıralı Cümle: Birden fazla yüklemi olan, bu yüklemlerin virgül (,) veya noktalı virgül (;) ile birbirine bağlandığı cümlelerdir. Yüklemler arasında anlam ilişkisi vardır.
    • Örnek: "Güneş doğdu, kuşlar ötmeye başladı."
    • Örnek: "Çok çalıştı; sınavı kazandı."
  • Bağlı Cümle: Birden fazla yüklemi olan, bu yüklemlerin "ve, veya, ama, fakat, ancak, çünkü, oysa, halbuki" gibi bağlaçlarla birbirine bağlandığı cümlelerdir.
    • Örnek: "Hava soğuktu ama dışarı çıktık."
    • Örnek: "Kitabı okudum ve çok beğendim."

💡 İpucu: Birleşik cümlelerde fiilimsi veya şart kipi içeren kısım yan cümleciktir ve cümlenin bir ögesi olarak kabul edilir (özne, nesne, zarf tümleci...).

📌 Edebi Sanatlar

Edebi sanatlar, duygu ve düşünceleri daha etkili, güzel ve çarpıcı bir biçimde ifade etmek için kullanılan söz oyunlarıdır.

  • Teşbih (Benzetme): İki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak yapılan karşılaştırma. Zayıf olan güçlü olana benzetilir. (Benzeyen, Benzetilen, Benzetme Yönü, Benzetme Edatı)
    • Örnek: "Aslan gibi askerler." (Askerler -> Aslan'a benzetilmiş)
  • İstiare (Eğretileme): Teşbihin temel öğelerinden sadece birinin kullanılmasıyla yapılır.
    • Açık İstiare: Sadece benzetilenin (güçlü olanın) kullanılması.
      • Örnek: "Gökyüzünde inciler parlıyordu." (inciler -> yıldızlar)
    • Kapalı İstiare: Sadece benzeyenin (zayıf olanın) kullanılması.
      • Örnek: "Kükredi aslanlar." (aslanlar -> askerler)
  • Teşhis (Kişileştirme): İnsan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insana ait özellikler yükleme.
    • Örnek: "Rüzgar ağlıyordu hıçkıra hıçkıra."
  • İntak (Konuşturma): Kişileştirilmiş varlıkları konuşturma sanatıdır. Teşhisin bir ileri aşamasıdır.
    • Örnek: "Deniz dedi ki: 'Bana gel, huzur bul.'"
  • Mecaz-ı Mürsel (Ad Aktarması): Bir sözcüğün yerine, ilgili olduğu başka bir sözcüğün kullanılmasıdır. Benzetme amacı güdülmez.
    • Örnek: "Sobayı yaktık." (soba -> sobanın içindeki odun/kömür)
    • Örnek: "Orhan Veli'yi okudum." (Orhan Veli -> Orhan Veli'nin şiirleri)
  • Kinaye (Dokundurma): Bir sözün hem gerçek hem de mecaz anlamını düşündürecek şekilde kullanılması, ancak asıl kastedilenin mecaz anlam olmasıdır. Genellikle iğneleyici bir ifade taşır.
    • Örnek: "Çok akıllı olduğu için bu işi batırdı." (aslında akılsız olduğunu ima eder)
  • Tezat (Karşıtlık): Birbirine zıt kavram veya durumların bir arada kullanılması.
    • Örnek: "Gülmek ve ağlamak, hayatın ta kendisi."
  • Mübalağa (Abartma): Bir durumu, olayı veya özelliği olduğundan çok daha büyük veya küçük gösterme.
    • Örnek: "Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır."

💡 İpucu: Teşbih ve İstiare arasındaki farkı iyi anlamalısın. Teşbih'te benzetmenin tüm unsurları veya en azından benzeyen ve benzetilen bulunur. İstiare'de ise sadece biri (benzeyen ya da benzetilen) vardır.

📌 Yazım Kuralları ve Noktalama İşaretleri

Doğru ve anlaşılır bir iletişim için yazım kuralları ve noktalama işaretleri büyük önem taşır.

  • Büyük Harflerin Kullanımı:
    • Cümle başları, özel isimler (kişi adları, yer adları, millet, dil, din adları), unvanlar, kurum adları büyük harfle başlar.
    • Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adları (29 Ekim 1923 Salı) büyük harfle başlar.
    • Kitap, dergi, gazete adları (Resmî Gazete hariç) ve eser adlarının her kelimesi büyük harfle başlar.
  • Birleşik Kelimelerin Yazımı:
    • Anlam kaybına uğrayan veya ses düşmesi/türemesi olan birleşik kelimeler bitişik yazılır (kaynana, pazartesi, hissetmek).
    • Gerçek anlamını koruyan veya ayrı yazılması gereken birçok birleşik kelime vardır (deniz yılanı, kuru fasulye).
  • "De" Bağlacı ve Ekinin Yazımı:
    • Bağlaç olan "de/da" ayrı yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz. (Sen de gel.)
    • Ek olan "-de/-da" bitişik yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulur. (Evde kimse yok.)
  • "Ki" Bağlacı ve Ekinin Yazımı:
    • Bağlaç olan "ki" ayrı yazılır ve cümleden çıkarıldığında anlam bozulmaz. (Duydum ki gelmiş.)
    • Ek olan "-ki" bitişik yazılır ve genellikle bir ismin yerini tutar veya sıfat yapar. (Evdeki hesap, seninki.)
    • "Oysaki, mademki, belki, çünkü, halbuki, meğerki, illaki" istisnaları bitişik yazılır.
  • "Mi" Soru Ekinin Yazımı:
    • "Mi" soru eki her zaman ayrı yazılır ve kendinden önceki kelimeye bitişmez. Kendinden sonra gelen ekler ise ona bitişik yazılır. (Geldi mi?, Okudu muydun?)
  • Noktalama İşaretleri:
    • Nokta (.): Cümle sonuna, bazı kısaltmalara, sıra sayılarına konur.
    • Virgül (,): Eş görevli kelime ve kelime gruplarını ayırmada, sıralı cümleleri ayırmada, ara sözleri belirtmede, uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtmede kullanılır.
    • Noktalı Virgül (;): Ögeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri ayırmada, tür veya takımları ayırmada kullanılır.
    • İki Nokta (:): Açıklama veya örnek verilecek cümlenin sonuna konur. Karşılıklı konuşmalarda konuşan kişiyi belirtir.
    • Üç Nokta (...): Tamamlanmamış cümlelerin sonuna, alıntılarda atlanan yerlere, kaba sayılan sözcüklerin yerine konur.
    • Tırnak İşaretleri (" "): Başkasına ait sözleri aktarmada, vurgulanmak istenen kelime veya başlıklarda kullanılır.
    • Soru İşareti (?): Soru anlamı taşıyan cümlelerin sonuna konur.
    • Ünlem İşareti (!): Sevinç, korku, şaşırma gibi duyguları anlatan cümlelerin sonuna, seslenmelerden sonra konur.

⚠️ Dikkat: Noktalama işaretlerinin kullanımında en çok hata yapılan yerlerden biri virgülün gereksiz yere kullanılmasıdır. Özellikle "ve, veya, ya da" gibi bağlaçlardan önce veya sonra virgül kullanılmaz.

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16
Geri Dön