9. sınıf türk dili ve edebiyatı 2. dönem 1. yazılı 3. senaryo Test 3

Soru 07 / 18

🎓 9. sınıf türk dili ve edebiyatı 2. dönem 1. yazılı 3. senaryo Test 3 - Ders Notu

Bu ders notu, 9. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı dersinin 2. dönem 1. yazılı sınavında karşılaşabileceğiniz fiilimsiler, cümle çeşitleri, anlatım bozuklukları, söz sanatları ve bazı edebi türler gibi temel konuları sade bir dille özetlemektedir.

📌 Fiilimsiler (Eylemsiler)

Fiilimsiler, fiil kök veya gövdelerine belirli ekler getirilerek türetilen, fiil özelliğini tamamen yitirmemiş ancak cümle içinde isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılan kelimelerdir. Üç çeşidi vardır:

  • İsim-Fiiller (Mastar): Fiile "-ma / -me", "-ış / -iş / -uş / -üş", "-mak / -mek" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede isim gibi kullanılır.
  • Sıfat-Fiiller (Ortaç): Fiile "-an / -en", "-ası / -esi", "-mez / -maz", "-ar / -er / -ır / -ir / -ur / -ür", "-dik / -dık / -duk / -dük", "-ecek / -acak", "-miş / -mış / -muş / -müş" ekleri getirilerek yapılır. Cümlede sıfat gibi kullanılır, kendinden sonraki ismi niteler.
  • Zarf-Fiiller (Bağ-Fiil / Ulaç): Fiile "-ken", "-alı / -eli", "-madan / -meden", "-ince / -ınca / -ünce / -unca", "-ip / -ıp / -up / -üp", "-arak / -erek", "-dıkça / -dikçe", "-r...-maz", "-a...-a", "-casına / -cesine", "-maksızın / -meksizin", "-dığında / -diğinde" gibi ekler getirilerek yapılır. Cümlede zarf gibi kullanılır, fiilin zamanını veya durumunu belirtir.

💡 İpucu: İsim-fiil eklerinden "-ma / -me" olumsuzluk ekiyle karıştırılabilir. Eğer kelime olumsuzluk anlamı taşıyorsa isim-fiil değildir. "Gülme" (eylem adı) ile "Gülme!" (emir) arasındaki farka dikkat edin.

📌 Cümle Çeşitleri

Cümleler, farklı özelliklerine göre gruplandırılır. Özellikle "yapısına göre" cümle çeşitleri sıkça karşınıza çıkar.

  • Yükleminin Türüne Göre:
    • Fiil (Eylem) Cümlesi: Yüklemi çekimli bir fiil olan cümlelerdir. (Örn: "Dün akşam erken yattım.")
    • İsim Cümlesi: Yüklemi isim veya isim soylu bir sözcük olan cümlelerdir. (Örn: "Hava bugün çok güzeldi.")
  • Yükleminin Yerine Göre:
    • Kurallı (Düz) Cümle: Yüklemi sonda olan cümlelerdir. (Örn: "Kitabı masaya bıraktım.")
    • Devrik Cümle: Yüklemi sonda olmayan (başta veya ortada) cümlelerdir. (Örn: "Bıraktım kitabı masaya.")
    • Eksiltili Cümle: Yüklemi söylenmemiş, okuyucunun tamamlamasını bekleyen cümlelerdir. Sonuna üç nokta (...) konur. (Örn: "Karşımızda yemyeşil bir orman...")
  • Anlamına Göre:
    • Olumlu Cümle: Eylemin gerçekleştiğini veya yargının var olduğunu bildiren cümlelerdir. (Örn: "Okula gittim.")
    • Olumsuz Cümle: Eylemin gerçekleşmediğini veya yargının olmadığını bildiren cümlelerdir. (Örn: "Okula gitmedim.")
    • Soru Cümlesi: Bir şeyi öğrenmek amacıyla sorulan cümlelerdir. (Örn: "Nereye gidiyorsun?")
    • Ünlem Cümlesi: Şaşırma, sevinç, korku gibi duyguları anlatan cümlelerdir. (Örn: "Eyvah, anahtarımı unuttum!")
  • Yapısına Göre:
    • Basit Cümle: Tek bir yargı (tek bir yüklem) bildiren, içinde fiilimsi veya başka bir yargı bulunmayan cümlelerdir. (Örn: "Çocuklar bahçede oynuyor.")
    • Birleşik Cümle: Bir temel cümle ve en az bir yan cümleden oluşan cümlelerdir. Yan cümleler genellikle fiilimsilerle, ki bağlacıyla veya şart ekiyle kurulur. (Örn: "Kitap okumayı sevenler başarılı olur." - Fiilimsiyle Birleşik)
    • Sıralı Cümle: Birden fazla yüklemi olan, bu yüklemlerin virgül (,) veya noktalı virgül (;) ile birbirine bağlandığı cümlelerdir. (Örn: "Güneş doğdu, kuşlar ötmeye başladı.")
    • Bağlı Cümle: Birden fazla yüklemi olan, bu yüklemlerin "ve, veya, ama, fakat, ancak, lakin, çünkü, oysa ki" gibi bağlaçlarla birbirine bağlandığı cümlelerdir. (Örn: "Çok çalıştı ama sınavı kazanamadı.")

⚠️ Dikkat: Yapısına göre cümle çeşitlerinde fiilimsilerin varlığı, birleşik cümle olup olmadığını belirlemede kilit rol oynar.

📌 Anlatım Bozuklukları

Cümlelerin açık, anlaşılır, doğru ve akıcı olmasını engelleyen dil yanlışlarıdır. İki ana başlık altında incelenir:

  • Anlamsal (Anlama Dayalı) Bozukluklar:
    • Gereksiz Sözcük Kullanımı: Cümlede aynı anlamı veren iki sözcüğün bir arada kullanılması veya bir sözcüğün cümleden çıkarıldığında anlamda bozulma olmaması. (Örn: "Gizli sırlarımı kimseye anlatmam." - "Sır" zaten gizlidir.)
    • Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanımı: Birbiriyle çelişen ifadelerin aynı cümlede bulunması. (Örn: "Tam üç yıla yakın bir süredir buradayım.")
    • Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması: Bir sözcüğün cümlede kastedilen anlam dışında kullanılması. (Örn: "Bu olayda herkesi küçümsediler." - "Küçümsemek" yerine "kınamak" veya "eleştirmek" olmalıydı.)
    • Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması: Bir sözcüğün cümledeki yerinin yanlış olması, anlamı değiştirmesi. (Örn: "Yeni okula geldim." - Okul yeni değil, ben yeni geldim. Doğrusu: "Okula yeni geldim.")
    • Anlam Belirsizliği (Adıl Eksikliği): Cümlede bir zamirin (o, sen) eksik bırakılması nedeniyle cümlenin birden fazla anlama gelmesi. (Örn: "Arkadaşını çok özlemiş." - Kimin arkadaşı? Onun mu, senin mi?)
    • Deyim ve Atasözü Yanlışları: Deyim veya atasözünün kalıbının bozulması veya yanlış kullanılması. (Örn: "Göz kulak olmak" yerine "kulak göz olmak".)
  • Yapısal (Dil Bilgisel) Bozukluklar:
    • Özne-Yüklem Uygunsuzluğu: Özne ile yüklemin tekillik-çoğulluk, kişi veya çatı bakımından uyumsuzluğu. (Örn: "Çocuklar bahçede oynuyorlardı." yerine "Çocuklar bahçede oynuyordu." - Eğer özne insan ve çoğulsa yüklem tekil de çoğul da olabilir ama cansız varlıklar için yüklem tekil olmalıdır.)
    • Tamlama Yanlışları: İsim veya sıfat tamlamalarının yanlış kurulması. (Örn: "Siyasi ve ekonomik sorunlar." - "Siyasi sorunlar ve ekonomik sorunlar" olmalıydı.)
    • Ek Eylemin Yanlış Kullanımı: Ek eylemin (idi, imiş, ise, -dir) eksik veya yanlış kullanılması. (Örn: "O tembel değil çalışkan bir öğrenciydi." - "Tembel değildi, çalışkan bir öğrenciydi." olmalı.)
    • Eylemsi Eksikliği: Cümlede bir eylemsinin eksik bırakılması. (Örn: "Yemek yemesini ve içmesini bilirdi." - "Yemek yemesini ve içki içmesini bilirdi." veya "Yemek yemesini ve içmesini bilirdi." - fiilimsi ortak kullanılamaz.)
    • Çatı Uygunsuzluğu: Birden fazla yüklemi olan cümlelerde fiillerin çatı bakımından uyumsuzluğu. (Örn: "Her şey güzelce hazırlandı ve masaya taşındı." - İkisi de edilgen olmalı.)

💡 İpucu: Anlatım bozukluklarını bulmak için cümleyi dikkatlice okuyun ve her kelimenin, her ekin yerli yerinde olup olmadığını sorgulayın. Cümleden bir kelimeyi çıkardığınızda anlam bozulmuyorsa, o kelime gereksizdir.

📌 Şiir Bilgisi (Söz Sanatları)

Şiirlerde ve edebi metinlerde anlatımı güçlendirmek, güzelleştirmek, etkileyici kılmak için kullanılan sanatlardır.

  • Teşbih (Benzetme): İki farklı varlık veya kavram arasında ortak bir özellikten yola çıkarak zayıf olanın güçlü olana benzetilmesidir. (Örn: "Aslan gibi asker.")
  • İstiare (Eğretileme): Benzetmenin temel öğelerinden (benzetilen veya benzeyen) sadece birinin kullanılmasıyla yapılan sanattır.
    • Açık İstiare: Sadece benzetilenin olduğu. (Örn: "Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım." - Sel, aslana benzetilmiş ama aslan söylenmemiş.)
    • Kapalı İstiare: Sadece benzeyenin olduğu. (Örn: "Havada bir hıçkırık duyuldu." - Hıçkıran bir insana benzetilmiş ama insan söylenmemiş.)
  • Teşhis (Kişileştirme): İnsan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insan özelliklerinin verilmesidir. (Örn: "Rüzgar fısıldadı sırrını ağaçlara.")
  • İntak (Konuşturma): İnsan dışındaki varlıkların konuşturulmasıdır. Teşhis sanatının bir alt dalıdır. (Örn: "Deniz dedi ki: 'Gel beni dinle.'")
  • Mübalağa (Abartma): Bir özelliğin veya durumun olduğundan çok daha büyük veya küçük gösterilmesidir. (Örn: "Bir ah çeksem dağı taşı eritir.")
  • Tevriye: İki gerçek anlamı olan bir sözcüğün, uzak anlamının kastedilerek kullanılmasıdır. (Örn: "Bu kadar letafet çünkü sende var, beyaz gerdanında bir de ben gerek." - "Ben" hem kişi zamiri hem de vücuttaki leke anlamında.)
  • Kinaye: Bir sözün gerçek anlamının tam tersini kastederek söylenmesidir. Genellikle iğneleme amacı taşır. (Örn: "Ne kadar da çalışkansın, bütün gün yattın!")

📌 Anlatım Türleri

Düşüncelerin, duyguların veya olayların aktarılmasında kullanılan farklı yazılı ve sözlü ifade biçimleridir.

  • Makale: Bilimsel veya güncel bir konuda bilgi vermek, bir tezi savunmak veya bir görüşü desteklemek amacıyla yazılan, kanıtlara dayanan, ciddi ve nesnel yazılardır.
  • Deneme: Yazarın herhangi bir konuda kesin yargılara varmadan, kişisel görüşlerini samimi bir üslupla ortaya koyduğu, öznel yazılardır. Yazar kendisiyle konuşur gibidir.
  • Sohbet (Söyleşi): Yazarın, okuyucuyla karşılıklı konuşuyormuş gibi, samimi bir dil ve üslupla herhangi bir konuda kişisel görüşlerini dile getirdiği yazılardır.
  • Fıkra (Köşe Yazısı): Güncel bir konuyu kişisel bir bakış açısıyla, samimi ve esprili bir dille ele alan, gazete ve dergilerde yayımlanan kısa yazılardır. Kanıtlama amacı taşımaz.
  • Biyografi (Yaşam Öyküsü): Tanınmış bir kişinin hayatını, başarılarını, eserlerini ve kişiliğini tarafsız bir şekilde anlatan yazılardır. (Başkası yazar.)
  • Otobiyografi (Öz Yaşam Öyküsü): Bir kişinin kendi hayatını, kendi kaleminden anlattığı yazılardır.
  • Anı (Hatıra): Bir kişinin yaşadığı veya tanık olduğu önemli olayları, üzerinden belirli bir zaman geçtikten sonra anlattığı yazılardır.
  • Gezi Yazısı (Seyahatname): Yazarın gezdiği, gördüğü yerleri, o yerlerin doğal güzelliklerini, tarihi ve kültürel özelliklerini, insanlarını gözlemlerine dayanarak anlattığı yazılardır.

📝 Unutmayın: Bu konulara çalışırken bol bol örnek inceleyin ve kendi cümlelerinizle örnekler oluşturmaya çalışın. Başarılar dilerim!

↩️ Testi Çözmeye Devam Et
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18
Geri Dön