"Rüzgâr, dağların zirvesinde şarkı söylüyor, vadilere doğru fısıldıyordu. Ağaçlar, onun ritmine uyarak dans ediyor, yapraklar hışırtılarla eşlik ediyordu. Güneş, bulutların arasından nazlı nazlı süzülerek yeryüzünü ısıtıyor, her şeye bir canlılık katıyordu. Doğa, adeta büyük bir orkestra gibi ahenkle çalıyordu."
Bu parçada aşağıdaki söz sanatlarından hangisi ağır basmaktadır?
A) Teşbih (Benzetme)
B) İstiare (Eğretileme)
C) Mübalağa (Abartma)
D) Teşhis (Kişileştirme)
E) Tariz (İğneleme)
Merhaba sevgili öğrenciler,
Bu soruda, verilen metindeki baskın söz sanatını bulmamız isteniyor. Bunun için metni dikkatlice okuyup, hangi varlıklara hangi özelliklerin yüklendiğini incelemeliyiz.
- Metni İnceleyelim:
- "Rüzgâr, dağların zirvesinde şarkı söylüyor, vadilere doğru fısıldıyordu."
- Burada rüzgâra "şarkı söylemek" ve "fısıldamak" gibi insanlara özgü eylemler yüklenmiştir. Rüzgârın sesi, bir insanın sesi gibi betimlenmiştir.
- "Ağaçlar, onun ritmine uyarak dans ediyor, yapraklar hışırtılarla eşlik ediyordu."
- Ağaçların "dans etmesi" ve yaprakların "eşlik etmesi" (bir müzik aleti çalar gibi) yine insanlara özgü eylemlerdir.
- "Güneş, bulutların arasından nazlı nazlı süzülerek yeryüzünü ısıtıyor, her şeye bir canlılık katıyordu."
- Güneşin "nazlı nazlı süzülmesi" bir insanın tavrını, edasını çağrıştırır.
- "Doğa, adeta büyük bir orkestra gibi ahenkle çalıyordu."
- Doğanın "orkestra gibi çalması" da insanlara özgü bir eylemdir.
- Söz Sanatlarını Tanıyalım ve Karşılaştıralım:
- A) Teşbih (Benzetme): İki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak yapılan karşılaştırmadır. Örneğin, "Aslan gibi güçlü." Parçada doğrudan bir benzetmeden çok, cansız varlıklara insan özelliği yüklenmesi var.
- B) İstiare (Eğretileme): Bir sözcüğün benzetme amacı güdülerek başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. Teşbihin temel öğelerinden birinin (benzeyen veya benzetilen) söylenmemesiyle oluşur. Teşhis, istiarenin bir türü olarak kabul edilebilir ancak burada daha spesifik bir durum söz konusudur.
- C) Mübalağa (Abartma): Bir durumu veya olayı olduğundan çok daha büyük veya küçük göstermektir. Örneğin, "Bir ah çeksem dağı taşı eritir." Parçada abartıdan çok, varlıklara insan özelliği verilmesi ön plandadır.
- D) Teşhis (Kişileştirme): Cansız varlıklara, hayvanlara veya soyut kavramlara insanlara özgü özellikler, duygular veya eylemler yükleme sanatıdır. Parçadaki rüzgarın şarkı söylemesi, ağaçların dans etmesi, güneşin nazlı süzülmesi tam olarak bu tanıma uymaktadır.
- E) Tariz (İğneleme): Bir kişiye veya duruma, sözün tam tersini kastederek dokundurma, alay etme sanatıdır. Parçada böyle bir durum söz konusu değildir.
- Sonuç:
- Parçanın genelinde rüzgar, ağaçlar, yapraklar, güneş ve doğa gibi cansız varlıklara "şarkı söylemek", "fısıldamak", "dans etmek", "eşlik etmek", "nazlı nazlı süzülmek" ve "çalmak" gibi insana özgü eylemler yüklenmiştir. Bu durum, "Teşhis (Kişileştirme)" sanatının ağır bastığını açıkça göstermektedir.
Cevap D seçeneğidir.