"Çocukluğumun geçtiği köy, yemyeşil tarlaların ortasında, bir inci tanesi gibi parlıyordu. Bahar aylarında, papatyalarla süslenen yamaçlar, adeta bir ressamın fırçasından çıkmış gibiydi. Köyün ortasından geçen dere, şırıl şırıl akarak, kuş cıvıltılarına eşlik ediyordu. Akşamüstleri, tarlalardan dönen köylülerin neşeli sohbetleri, köyün her yanına yayılırdı. O günler, hayatımın en mutlu, en huzurlu zamanlarıydı. Gözlerimi kapattığımda bile, o anları tüm canlılığıyla hissedebiliyorum."
Bu parçada aşağıdaki söz sanatlarından hangisine yer verilmemiştir?
A) Benzetme (Teşbih)
B) Kişileştirme (Teşhis)
C) Abartma (Mübalağa)
D) Konuşturma (İntak)
E) Duygu aktarımı (Sinekdoş)
Merhaba sevgili öğrenciler! Bu soruda, verilen metinde hangi söz sanatının kullanılmadığını bulmamız isteniyor. Bunun için metni dikkatlice okuyup her bir söz sanatının tanımını hatırlayarak metinde örneklerini aramalıyız. Haydi başlayalım!
- A) Benzetme (Teşbih): Benzetme, iki farklı varlık veya kavram arasında ortak bir özellikten yola çıkarak yapılan karşılaştırmadır. Zayıf olan güçlü olana benzetilir.
- Metinde: "Çocukluğumun geçtiği köy... bir inci tanesi gibi parlıyordu." cümlesinde köy, parlaklığı ve değerli oluşu yönüyle "inci tanesi"ne benzetilmiştir. Ayrıca "papatyalarla süslenen yamaçlar, adeta bir ressamın fırçasından çıkmış gibiydi." ifadesinde yamaçların güzelliği, bir ressamın eseriyle karşılaştırılmıştır. Bu nedenle metinde benzetme vardır.
- B) Kişileştirme (Teşhis): Kişileştirme, insan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insana ait özelliklerin verilmesidir.
- Metinde: "Köyün ortasından geçen dere, şırıl şırıl akarak, kuş cıvıltılarına eşlik ediyordu." cümlesinde "dere"ye, insanlara özgü bir davranış olan "eşlik etme" özelliği yüklenmiştir. Bu nedenle metinde kişileştirme vardır.
- C) Abartma (Mübalağa): Abartma, bir olayı, durumu veya özelliği olduğundan çok daha büyük veya çok daha küçük gösterme sanatıdır.
- Metinde: "Çocukluğumun geçtiği köy... bir inci tanesi gibi parlıyordu." ifadesinde köyün güzelliği ve değerli oluşu, bir inci tanesi gibi parlamasıyla olduğundan daha etkileyici ve abartılı bir şekilde vurgulanmıştır. "Papatyalarla süslenen yamaçlar, adeta bir ressamın fırçasından çıkmış gibiydi." ifadesi de yamaçların olağanüstü güzelliğini abartılı bir dille anlatır. Bu nedenle metinde abartma vardır.
- D) Konuşturma (İntak): Konuşturma, insan dışındaki canlı veya cansız varlıkları insan gibi konuşturma sanatıdır. Genellikle kişileştirme ile birlikte kullanılır.
- Metinde: Parçanın hiçbir yerinde insan dışındaki bir varlığın (dere, köy, papatya vb.) konuştuğu, bir diyalog kurduğu veya ses çıkardığına dair bir ifade bulunmamaktadır. Bu nedenle metinde konuşturma yoktur.
- E) Duygu aktarımı (Sinekdoş): Sinekdoş, bir bütünün bir parçasıyla veya bir parçanın bütünüyle anlatılmasıdır. "Duygu aktarımı" ise metinde yoğun duyguların, hislerin okuyucuya geçirilmesidir.
- Metinde: "O günler, hayatımın en mutlu, en huzurlu zamanlarıydı. Gözlerimi kapattığımda bile, o anları tüm canlılığıyla hissedebiliyorum." gibi ifadelerle yazarın çocukluğuna duyduğu özlem, mutluluk ve huzur gibi yoğun duygular okuyucuya aktarılmaktadır. Bu nedenle metinde duygu aktarımı vardır.
Yukarıdaki analizler sonucunda, parçada "Konuşturma (İntak)" söz sanatına yer verilmediği açıkça görülmektedir.
Cevap D seçeneğidir.