"Yazar, sözcüklerin sihirbazıydı adeta. Her cümlesi, okuyucuyu farklı bir diyara taşıyan bir köprüydü. Kahramanlarının acılarını öyle bir anlatırdı ki, okuyucu kendi acısını unuturdu. Mutluluklarını anlattığında ise dünya, en parlak renklerine bürünürdü. Onun kaleminden çıkan her harf, bir duygu fırtınası yaratırdı. Kelimeler, onun elinde birer canavara dönüşür, okuyucunun ruhuna işlerdi."
Bu metinde yazarın anlatım gücünü belirtmek amacıyla aşağıdaki edebi sanatlardan hangisi kullanılmamıştır?
A) Teşbih (Benzetme)
B) Mübalağa (Abartma)
C) İstiare (Eğretileme)
D) Teşhis (Kişileştirme)
E) Tecahül-i Ârif (Bilmezden Gelme)
Merhaba sevgili öğrenciler!
Bu soruda, verilen metinde yazarın anlatım gücünü vurgulamak için hangi edebi sanatın kullanılmadığını bulmamız isteniyor. Metni dikkatlice inceleyerek her bir edebi sanatın varlığını veya yokluğunu tespit edelim:
-
Metnin Analizi:
- "Yazar, sözcüklerin sihirbazıydı adeta." cümlesinde yazar, sözcüklerin sihirbazına benzetilmiştir.
- "Her cümlesi, okuyucuyu farklı bir diyara taşıyan bir köprüydü." cümlesinde cümleler, köprüye benzetilmiştir.
- "Kahramanlarının acılarını öyle bir anlatırdı ki, okuyucu kendi acısını unuturdu." ifadesinde, okuyucunun kendi acısını unutması abartılı bir durumdur.
- "Mutluluklarını anlattığında ise dünya, en parlak renklerine bürünürdü." ifadesinde, dünyanın en parlak renklerine bürünmesi abartılı bir anlatımdır.
- "Onun kaleminden çıkan her harf, bir duygu fırtınası yaratırdı." ifadesinde "duygu fırtınası" benzetmenin temel öğelerinden birinin (fırtına) kullanılarak, duyguların yoğunluğunu anlatmak için yapılmış bir eğretilemedir (istiare).
- "Kelimeler, onun elinde birer canavara dönüşür, okuyucunun ruhuna işlerdi." ifadesinde kelimelere "canavara dönüşme" ve "ruha işleme" gibi insana veya canlılara ait özellikler yüklenmiştir (kişileştirme). Ayrıca kelimelerin canavara benzetilmesi de bir istiare örneğidir.
-
Seçeneklerin Değerlendirilmesi:
- A) Teşbih (Benzetme): Metinde "Yazar, sözcüklerin sihirbazıydı adeta." ve "Her cümlesi... bir köprüydü." ifadelerinde benzetme sanatı kullanılmıştır. (Yazar -> sihirbaz, Cümle -> köprü)
- B) Mübalağa (Abartma): Metinde "okuyucu kendi acısını unuturdu." ve "dünya, en parlak renklerine bürünürdü." ifadelerinde abartma sanatı kullanılmıştır.
- C) İstiare (Eğretileme): Metinde "bir duygu fırtınası yaratırdı." ve "Kelimeler, onun elinde birer canavara dönüşür" ifadelerinde istiare sanatı kullanılmıştır. (Duygular fırtınaya, kelimeler canavara benzetilmiştir, ancak benzetilenler (fırtına, canavar) söylenerek benzetilenin özellikleri aktarılmıştır.)
- D) Teşhis (Kişileştirme): Metinde "Kelimeler... birer canavara dönüşür, okuyucunun ruhuna işlerdi." ifadesinde kelimelere canlılara ait özellikler (dönüşme, ruha işleme) yüklenerek kişileştirme sanatı kullanılmıştır.
- E) Tecahül-i Ârif (Bilmezden Gelme): Bu sanat, bilinen bir şeyi bilmezlikten gelme, şaşırmış gibi yapma sanatıdır. Örneğin, "Sen mi geldin, yoksa bahar mı geldi?" gibi. Metinde böyle bir anlatım tarzı veya ifade bulunmamaktadır. Yazar, anlatım gücünü belirtmek için bilmezden gelme sanatını kullanmamıştır.
Bu durumda, metinde kullanılmayan edebi sanat Tecahül-i Ârif'tir.
Cevap E seçeneğidir.