"Kasaba, uzun süredir kuraklığın pençesindeydi. Toprak çatlamış, nehir yatağı kupkuru kalmıştı. İnsanların yüzlerinde endişe, gözlerinde umutsuzluk okunuyordu. Muhtar, her sabah meydanda toplanan kalabalığa aynı sözleri yineliyordu: 'Sabredin kardeşlerim, yağmur elbet yağacak.' Ama bu sözler artık kimseyi teselli etmiyordu. Çocuklar bile oyun oynamayı bırakmış, gölgeliklerde sessizce oturuyorlardı. Herkes bir mucize bekliyordu, bir keramet."
Bu parçada altı çizili "keramet" kelimesinin anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Büyük bir felaket
B) Olağanüstü durum, mucize
C) Derin bir üzüntü
D) Uzun süreli bir mücadele
E) Toplumsal bir ayaklanma