10. sınıf coğrafya 2. dönem 1. yazılı 4. senaryo meb Test 1

Soru 15 / 16
Türkiye ekonomisi, Cumhuriyet'in ilk yıllarından günümüze kadar önemli yapısal değişimler geçirmiştir. Bu değişimler, ekonomik sektörlerin ülke ekonomisindeki yerini ve önemini de etkilemiştir.
Aşağıdakilerden hangisi, Türkiye ekonomisinin sektörel dağılımında görülen genel eğilimlerden biridir?
A) Tarım sektörünün milli gelir içindeki payının sürekli artması
B) Sanayi sektörünün istihdamdaki payının hızla düşmesi
C) Hizmet sektörünün hem milli gelirde hem de istihdamda en büyük paya sahip olması
D) Birincil ekonomik faaliyetlerin tamamen ortadan kalkması
E) Dördüncül sektör faaliyetlerinin ülke ekonomisinde hiç yer almaması

Türkiye ekonomisi, Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar önemli bir dönüşüm süreci yaşamıştır. Bu süreçte, ekonomik faaliyetlerin sektörel dağılımında belirgin değişiklikler gözlenmiştir. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyerek doğru eğilimi bulalım:

  • A) Tarım sektörünün milli gelir içindeki payının sürekli artması: Bu ifade doğru değildir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında tarım, milli gelirin ve istihdamın büyük bir kısmını oluştururken, sanayileşme ve hizmet sektörünün gelişimiyle birlikte tarımın milli gelir içindeki payı sürekli olarak azalmıştır. Bu, modernleşen ekonomilerin genel bir özelliğidir.
  • B) Sanayi sektörünün istihdamdaki payının hızla düşmesi: Bu ifade de genel bir eğilim olarak doğru değildir. Türkiye ekonomisi, tarımdan sanayiye geçiş sürecini yaşamıştır. Sanayi sektörünün istihdamdaki payı belirli bir dönemde artış göstermiş, daha sonra hizmet sektörünün yükselişiyle birlikte nispi olarak stabilize olmuş veya bazı alanlarda azalma eğilimine girmiş olsa da, "hızla düşmesi" genel bir eğilim olarak tüm dönem için geçerli değildir. Aksine, tarımdan sanayiye önemli bir işgücü kayışı yaşanmıştır.
  • C) Hizmet sektörünün hem milli gelirde hem de istihdamda en büyük paya sahip olması: Bu ifade, Türkiye ekonomisinin günümüzdeki sektörel dağılımını en iyi açıklayan genel eğilimdir. Gelişen ekonomilerde, sanayileşme sürecinin ardından hizmet sektörü (eğitim, sağlık, finans, turizm, ticaret vb.) büyüyerek hem milli gelirde hem de istihdamda en büyük paya sahip olur. Türkiye de bu dönüşümü yaşamış ve hizmet sektörü, ekonominin lokomotifi haline gelmiştir.
  • D) Birincil ekonomik faaliyetlerin tamamen ortadan kalkması: Birincil ekonomik faaliyetler (tarım, hayvancılık, madencilik, balıkçılık gibi doğal kaynaklara dayalı üretim) Türkiye ekonomisinde hala varlığını sürdürmektedir ve önemli bir yere sahiptir. Payları azalmış olsa da, "tamamen ortadan kalkması" söz konusu değildir.
  • E) Dördüncül sektör faaliyetlerinin ülke ekonomisinde hiç yer almaması: Dördüncül sektör faaliyetleri (bilgi teknolojileri, araştırma-geliştirme, danışmanlık, eğitim, medya gibi bilgiye dayalı ve uzmanlık gerektiren hizmetler) modern ekonomilerde giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Türkiye ekonomisinde de bu tür faaliyetler mevcuttur ve gelişmektedir. Dolayısıyla, "hiç yer almaması" doğru bir ifade değildir.

Bu değerlendirmeler ışığında, Türkiye ekonomisinin sektörel dağılımında görülen en belirgin genel eğilim, hizmet sektörünün hem milli gelirde hem de istihdamda en büyük paya sahip olmasıdır.

Cevap C seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16
Geri Dön