10. sınıf din kültürü 2. dönem 1. yazılı 1. senaryo Test 1

Soru 14 / 14
Kur’an-ı Kerim’de "Yeryüzünde fesat çıkarmayın." (Bakara, $27$) ayeti gibi birçok ayet, insanın doğa ile uyum içinde yaşamasını ve çevreyi tahrip etmemesini emreder. Bu, İslam’ın çevreye yönelik ahlaki sorumluluk anlayışının bir göstergesidir.

Bu anlayışa göre, insanın çevreye karşı temel sorumluluğu aşağıdakilerden hangisidir?
A) Çevreyi tamamen kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak
B) Doğayı sadece ekonomik kazanç aracı olarak görmek
C) Çevreyi bir emanet olarak korumak ve gelecek nesillere aktarmak
D) Çevresel sorunların çözümünü tamamen bilim ve teknolojiye bırakmak
E) Doğal afetleri tamamen ilahi bir ceza olarak yorumlamak

Sevgili öğrenciler, bu soru, İslam dininin çevreye bakış açısını ve insanın doğaya karşı sorumluluklarını anlamamızı istiyor. Ayette de belirtildiği gibi, Kur'an-ı Kerim yeryüzünde fesat çıkarmayı yasaklar ve doğa ile uyum içinde yaşamayı emreder. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:

  • A) Çevreyi tamamen kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak: Bu yaklaşım, doğayı sınırsızca sömürmeyi ve sadece insan merkezli bir fayda anlayışını ifade eder. Kur'an'ın "fesat çıkarmayın" emriyle çelişir, çünkü bu tür bir kullanım genellikle tahribata yol açar.
  • B) Doğayı sadece ekonomik kazanç aracı olarak görmek: Bu da A seçeneğine benzer şekilde, doğanın değerini sadece maddi kazançla sınırlayan, sömürücü bir bakış açısıdır. İslam'ın çevreye yönelik ahlaki sorumluluk anlayışıyla bağdaşmaz.
  • C) Çevreyi bir emanet olarak korumak ve gelecek nesillere aktarmak: İşte bu seçenek, İslam'ın çevreye yönelik temel sorumluluk anlayışını en doğru şekilde yansıtır. İslam'a göre insan, yeryüzünde bir halife (vekil) olarak yaratılmıştır ve doğa ona Allah tarafından verilmiş bir emanettir. Emanet, sahibine zarar görmeden teslim edilmesi gereken değerli bir varlıktır. Bu anlayış, çevreyi korumayı, ona iyi bakmayı ve bizden sonraki nesillerin de ondan faydalanabilmesi için muhafaza etmeyi gerektirir. "Fesat çıkarmayın" emri de bu emanet bilincinin bir sonucudur.
  • D) Çevresel sorunların çözümünü tamamen bilim ve teknolojiye bırakmak: Bilim ve teknoloji çevresel sorunların çözümünde önemli araçlardır, ancak tek başına yeterli değildir. İnsanın ahlaki sorumluluğu ve aktif katılımı olmadan, bilim ve teknoloji de doğru yönde kullanılamaz veya sorunları tamamen çözemez. Bu seçenek, insanın kendi sorumluluğunu başkalarına veya araçlara devretmesi anlamına gelir.
  • E) Doğal afetleri tamamen ilahi bir ceza olarak yorumlamak: Doğal afetlerin yorumlanması, inanç ve teoloji alanına girer. Ancak bu, insanın çevreye karşı olan aktif sorumluluğunu ve koruma görevini açıklamaz. İslam, insanın kendi eylemlerinden sorumlu olduğunu ve çevreyi koruma görevinin bir ibadet olduğunu vurgular.

Bu açıklamalar ışığında, İslam'ın çevreye yönelik ahlaki sorumluluk anlayışının temelinde, çevrenin bir emanet olduğu ve gelecek nesillere aktarılması gerektiği bilinci yatar.

Cevap C seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Geri Dön