11. sınıf felsefe 2. dönem 1. yazılı 5. senaryo Test 1

Soru 04 / 12
18. yüzyıl-19. yüzyıl felsefesinin temel karakteristik özelliklerinden biri de bireyin ve onun özgürlüğünün merkeze alınmasıdır. Bu dönemde birey, toplumsal ve siyasal yapının temel taşı olarak kabul edilmiş, hakları ve özgürlükleri üzerinde durulmuştur.
Bu durum, aşağıdaki kavramlardan hangisiyle doğrudan ilişkilidir?
A) Dogmatizm
B) Teokrasi
C) İlerlemecilik
D) Bireycilik
E) Mutlakiyetçilik

Sevgili öğrenciler, bu soruyu adım adım inceleyerek doğru cevaba ulaşalım:

  • Soruyu Anlayalım: Soru, 18. ve 19. yüzyıl felsefesinin temel bir özelliğini vurguluyor: bireyin ve özgürlüğünün merkeze alınması, bireyin toplumsal ve siyasal yapının temel taşı olarak görülmesi, hak ve özgürlüklerine önem verilmesi. Bizden bu durumu en iyi açıklayan kavramı bulmamız isteniyor. Bu dönem, özellikle Aydınlanma Çağı'nın etkisiyle bireyin akıl ve özgürlüğüne vurgu yapılan bir dönemdir.
  • Seçenekleri Değerlendirelim:

    Her bir seçeneği, soruda verilen bilgiler ışığında dikkatlice inceleyelim:

  • A) Dogmatizm: Dogmatizm, belirli inanç veya ilkeleri sorgulamadan, eleştirmeden mutlak doğru kabul etme eğilimidir. 18. ve 19. yüzyıl felsefesi, özellikle Aydınlanma dönemi, dogmatik düşüncelere karşı çıkmış, akıl ve eleştirel düşünceyi ön plana çıkarmıştır. Bireyin özgür düşüncesi, dogmatizmin tam tersidir. Dolayısıyla bu seçenek doğru olamaz.
  • B) Teokrasi: Teokrasi, devlet yönetiminin din adamları tarafından Tanrı adına yürütüldüğü yönetim biçimidir. Bu dönemde bireyin özgürlüğü ve hakları vurgulanırken, teokratik yönetimler genellikle bireysel özgürlükleri kısıtlayıcı olmuştur. Bireyin merkeze alınması, teokratik bir yapıyla doğrudan ilişkili değildir. Bu da sorudaki durumla çelişir.
  • C) İlerlemecilik: İlerlemecilik, toplumun ve insanlığın sürekli olarak daha iyiye doğru gittiği inancıdır. Bu dönemde bilimsel ve toplumsal ilerleme fikri önemli olsa da, soruda doğrudan bireyin merkeze alınması ve özgürlükleri vurgulanmaktadır. İlerlemecilik daha çok toplumsal gelişimi ifade ederken, sorunun ana odağı bireydir.
  • D) Bireycilik: Bireycilik (İndividualizm), bireyin değerini, haklarını ve özgürlüklerini her şeyin üzerinde tutan, bireyin kendi çıkarları ve hedefleri doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini savunan bir düşünce akımıdır. Soruda belirtilen "bireyin ve onun özgürlüğünün merkeze alınması," "birey, toplumsal ve siyasal yapının temel taşı olarak kabul edilmiş, hakları ve özgürlükleri üzerinde durulmuştur" ifadeleri, bireycilik kavramının tam karşılığıdır. Bu dönemde John Locke, Jean-Jacques Rousseau gibi düşünürler bireysel hak ve özgürlüklerin önemini vurgulamışlardır.
  • E) Mutlakiyetçilik: Mutlakiyetçilik, tüm siyasi gücün tek bir kişinin (genellikle bir hükümdarın) elinde toplandığı, yetkilerinin sınırsız olduğu bir yönetim biçimidir. Bu dönemde bireyin hak ve özgürlüklerinin savunulması, genellikle mutlakiyetçi yönetimlere karşı bir duruşu ifade eder. Bireyin özgürlüğü ve hakları, mutlakiyetçilikle doğrudan çelişir. Dolayısıyla bu seçenek de doğru olamaz.
  • Sonuç: Soruda bahsedilen 18. ve 19. yüzyıl felsefesinin bireyi ve özgürlüğünü merkeze alması durumu, bireyin değerini ve haklarını vurgulayan bireycilik kavramıyla doğrudan ve en güçlü şekilde ilişkilidir.

Cevap D seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12
Geri Dön