Merhaba sevgili öğrenciler!
Sıvıların kaynama noktası, günlük hayatta sıkça karşılaştığımız ve kimya derslerinde önemli bir yer tutan temel bir fiziksel özelliktir. Bir sıvının kaynama noktası, sıvının buhar basıncının dış basınca eşit olduğu sıcaklıktır. Şimdi verilen yargıları tek tek inceleyelim:
Bu ifade doğrudur. Kaynama, sıvının buhar basıncının dış basınca eşit olduğu anda gerçekleşir. Eğer dış basınç artarsa, sıvının buhar basıncının bu artan dış basınca ulaşabilmesi için daha yüksek bir sıcaklığa ihtiyacı olur. Bu da kaynama noktasının yükselmesi anlamına gelir. Örneğin, düdüklü tencerede basınç arttığı için su $100^\circ C$'nin üzerinde bir sıcaklıkta kaynar ve yemekler daha hızlı pişer. Yüksek dağlarda ise dış basınç düşük olduğu için su $100^\circ C$'nin altında bir sıcaklıkta kaynar.
Bu ifade de doğrudur. Bir sıvının kaynaması için moleküllerin birbirlerinden ayrılarak gaz fazına geçmeleri gerekir. Moleküller arası çekim kuvvetleri (hidrojen bağları, dipol-dipol etkileşimleri, London kuvvetleri gibi) ne kadar güçlüyse, bu molekülleri birbirinden ayırmak için o kadar fazla enerjiye, yani daha yüksek bir sıcaklığa ihtiyaç duyulur. Bu nedenle, moleküller arası çekim kuvvetleri arttıkça sıvının kaynama noktası da artar. Örneğin, suyun molekülleri arasındaki hidrojen bağları, etere göre daha güçlü olduğu için suyun kaynama noktası eterden daha yüksektir.
Bu ifade yanlıştır. Kaynama noktası, maddenin miktarına bağlı olmayan, ayırt edici bir özelliktir (yoğunluk, erime noktası gibi). Bir bardak suyun kaynama noktası ile bir tencere suyun kaynama noktası, aynı dış basınç altında aynıdır ($100^\circ C$). Sıvının miktarı arttığında, kaynama noktasına ulaşmak için daha fazla ısı enerjisi gerekir ve bu nedenle kaynamaya başlaması daha uzun sürer. Ancak kaynamanın gerçekleştiği sıcaklık değişmez.
Bu durumda, I ve II numaralı yargılar doğru, III numaralı yargı ise yanlıştır.
Cevap B seçeneğidir.