Sevgili öğrenciler, bu soruda saf su ve etil alkolün kaynama noktaları ve buhar basınçları ile ilgili temel kimya bilgilerimizi kullanacağız. Her bir yargıyı adım adım inceleyelim:
Bu yargı doğrudur. Moleküller arası çekim kuvvetleri, bir sıvının kaynama noktasını doğrudan etkileyen önemli bir faktördür. Moleküller arası çekim kuvvetleri ne kadar zayıf olursa, molekülleri sıvı fazdan gaz fazına geçirmek için o kadar az enerji gerekir. Su molekülleri arasında güçlü hidrojen bağları bulunurken, etil alkol ($CH_3CH_2OH$) molekülleri arasında da hidrojen bağları olmasına rağmen, alkoldeki etil grubunun ($CH_3CH_2$) varlığı moleküller arası çekim kuvvetlerini suya göre bir miktar zayıflatır. Bu nedenle etil alkolün kaynama noktası (yaklaşık $78^\circ C$) suyun kaynama noktasından (yaklaşık $100^\circ C$) daha düşüktür.
Bu yargı da doğrudur. Kaynama, bir sıvının buhar basıncının dış basınca eşit olduğu sıcaklıkta gerçekleşen bir olaydır. Bu durum, sıvının her yerinden buhar kabarcıklarının oluşup yüzeye çıkabilmesini sağlar. Dolayısıyla, ister su olsun ister etil alkol, kaynama anında her sıvının buhar basıncı, bulunduğu ortamdaki dış basınca (genellikle atmosfer basıncına) eşit olmak zorundadır. Bu, kaynama noktasının temel tanımıdır.
Bu yargı da doğrudur. Uçucu olmayan bir katı (tuz gibi) bir çözücüye (suya) eklendiğinde, çözeltinin buhar basıncı saf çözücünün buhar basıncından daha düşük olur. Çözeltinin buhar basıncını dış basınca eşitlemek için daha yüksek bir sıcaklığa ihtiyaç duyulur. Bu olaya "kaynama noktası yükselmesi" denir ve koligatif özelliklerden biridir. Tuz molekülleri, su moleküllerinin yüzeyden buharlaşmasını zorlaştırarak buhar basıncını düşürür ve dolayısıyla kaynama noktasını artırır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, verilen üç yargının da doğru olduğunu görmekteyiz.
Cevap E seçeneğidir.