Sevgili öğrenciler, gazların sudaki çözünürlüğü konusu, günlük hayatta sıkça karşılaştığımız olayları anlamamızı sağlayan önemli bir kimya prensibidir. Şimdi verilen yargıları adım adım inceleyelim:
Bu yargı doğrudur. Gazların sıvılarda çözünmesi genellikle ısı veren (ekzotermik) bir süreçtir. Yani, gaz molekülleri suya girdiğinde enerji açığa çıkar. Le Chatelier ilkesine göre, ekzotermik bir denge tepkimesinde sıcaklık artırılırsa, denge ısıyı tüketen yöne, yani gazın çözeltiden ayrılarak gaz fazına geçtiği yöne kayar. Bu durum, sıcak içeceklerde gaz kabarcıklarının daha hızlı çıktığını veya soğuk suyun daha fazla oksijen içerdiğini (bu yüzden balıkların soğuk sularda daha rahat yaşadığını) açıklayan temel prensiptir.
Bu yargı da doğrudur. Henry Yasası olarak bilinen bu prensibe göre, sabit bir sıcaklıkta bir sıvıda çözünen gaz miktarı, o gazın sıvının üzerindeki kısmi basıncıyla doğru orantılıdır. Basınç arttıkça, gaz molekülleri sıvı yüzeyine daha fazla çarpar ve sıvıya daha fazla girerek çözünürlüğü artırır. Gazlı içeceklerin (kola, soda vb.) kapakları açıldığında basınç düşer ve gazın çözünürlüğü azaldığı için gaz kabarcıkları hızla dışarı çıkarak gazın kaçmasına neden olur.
Bu yargı doğrudur. Bir gaz molekülü gaz fazından (yüksek düzensizlik) sıvı faza (daha düşük düzensizlik) geçtiğinde, sistemin entropisi (düzensizliği) azalır. Doğada kendiliğinden gerçekleşen olaylar genellikle toplam entropiyi artırma eğilimindedir. Gazın çözünmesiyle azalan entropiyi dengelemek ve sürecin kendiliğinden gerçekleşmesini sağlamak için sistemin çevreye ısı vermesi (ekzotermik olması) gerekir. Bu durum, ilk maddede bahsettiğimiz sıcaklık artışının çözünürlüğü azaltmasıyla da tamamen tutarlıdır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, verilen üç yargının da doğru olduğunu görmekteyiz. Bu prensipler, gazların sıvılardaki davranışlarını anlamamız için temel taşlardır.
Cevap E seçeneğidir.