12. sınıf inkılap tarihi 2. dönem 2. yazılı 4. Senaryo Test 1

Soru 11 / 14
$1960$ sonrası Türkiye dış politikasında, özellikle Kıbrıs sorununda yaşanan gelişmeler, Türkiye'nin Batılı müttefikleriyle olan ilişkilerinde bazı sorunlara yol açmıştır. Özellikle $1964$ yılında yaşanan kriz, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerini sorgulamasına neden olmuştur.

Bu dönemde Türkiye'nin dış politikasında Batı'ya olan bağımlılığını azaltma ve daha "çok yönlü" bir politika izleme arayışına girmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Sovyetler Birliği ile ideolojik yakınlaşma çabaları
B) Ekonomik olarak tamamen kendi kendine yeterli hale gelme isteği
C) Kıbrıs sorununda Batılı müttefiklerden beklenen desteğin alınamaması ve ABD'nin müdahale tehdidi
D) Ortadoğu'daki Arap ülkeleriyle ittifak kurma amacı
E) Avrupa Birliği'ne tam üyelik için yeni stratejiler geliştirme zorunluluğu

Merhaba sevgili öğrenciler!

Bu soruda, Türkiye'nin 1960'lı yıllardan itibaren dış politikasında neden bir değişim arayışına girdiğini, özellikle Batı'ya olan bağımlılığını azaltma ve daha "çok yönlü" bir politika izleme isteğinin temel nedenini anlamamız isteniyor. Soruda özellikle 1964 Kıbrıs krizi ve ABD ile ilişkilerin sorgulanması vurgulanmış. Şimdi seçenekleri adım adım inceleyelim:

  • A) Sovyetler Birliği ile ideolojik yakınlaşma çabaları: 1960'lar sonrası Türkiye, Sovyetler Birliği ile ilişkilerini geliştirme yoluna gitmiştir. Ancak bu, ideolojik bir yakınlaşma değil, pragmatik bir dış politika hamlesiydi. Türkiye, NATO üyesi olarak anti-komünist duruşunu korumuştur. Bu gelişme, çok yönlü politikanın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır, temel nedeni değildir.
  • B) Ekonomik olarak tamamen kendi kendine yeterli hale gelme isteği: Ekonomik bağımsızlık her ülkenin hedefidir. Ancak 1964 Kıbrıs krizi ve ABD ile yaşanan gerilim, doğrudan ekonomik kendi kendine yeterlilik arayışından ziyade, güvenlik ve dış politika eksenli bir değişimi tetiklemiştir. Ekonomik faktörler dolaylı etki etse de, temel neden bu değildir.
  • C) Kıbrıs sorununda Batılı müttefiklerden beklenen desteğin alınamaması ve ABD'nin müdahale tehdidi: İşte bu seçenek, soruda belirtilen dönemin ve krizin tam kalbine iniyor. 1964 yılında Kıbrıs'ta Türk toplumuna yönelik saldırılar artarken, Türkiye'nin müdahale etme isteği ABD tarafından engellenmiştir. Dönemin ABD Başkanı Lyndon B. Johnson'ın Türkiye Başbakanı İsmet İnönü'ye gönderdiği mektup (Johnson Mektubu), Türkiye'nin ABD'den aldığı askeri yardımları Kıbrıs'ta kullanması halinde NATO'nun Türkiye'yi Sovyetler Birliği'ne karşı korumayacağı tehdidini içeriyordu. Bu mektup, Türkiye için büyük bir hayal kırıklığı ve aşağılama olarak algılanmış, Batılı müttefiklere olan güveni sarsmış ve Türkiye'nin dış politikasında köklü bir değişikliğe gitme, yani Batı'ya bağımlılığı azaltarak daha "çok yönlü" bir politika izleme arayışının temel nedeni olmuştur.
  • D) Ortadoğu'daki Arap ülkeleriyle ittifak kurma amacı: Türkiye, 1960'lardan sonra Ortadoğu ve İslam ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmeye başlamıştır. Bu da "çok yönlü" politikanın bir parçasıdır. Ancak bu, Batı'dan uzaklaşmanın temel nedeni değil, Batı'dan beklenen desteğin gelmemesi üzerine geliştirilen yeni stratejilerden biridir.
  • E) Avrupa Birliği'ne tam üyelik için yeni stratejiler geliştirme zorunluluğu: Türkiye, 1963'te Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) ile Ortaklık Anlaşması imzalamış olsa da, 1964 krizi ve dış politikadaki yönelim değişikliği, doğrudan AET'ye tam üyelik stratejileriyle ilgili bir zorunluluktan kaynaklanmamıştır. Temel motivasyon, güvenlik ve müttefik ilişkilerindeki hayal kırıklığıdır.

Sonuç olarak, 1964 Kıbrıs krizi ve ABD'nin müdahale tehdidi, Türkiye'nin Batılı müttefiklerine olan güvenini derinden sarsmış ve ülkeyi dış politikasında daha bağımsız ve çok yönlü bir yol izlemeye iten temel faktör olmuştur.

Cevap C seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14
Geri Dön