İsra Suresi $26$-$27$. ayetlerde şöyle buyrulur: "Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Yoksa kınanır, hasret içinde kalırsın. Gerçekten de savurganlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür."
Bu ayetler toplumsal ilişkiler ve bireysel davranışlar açısından hangi ahlaki ilkeye dikkat çekmektedir?
A) Sadece akrabalara yardım etmek
B) Cimrilik ve savurganlıktan kaçınarak dengeyi gözetmek
C) Malların hepsini sadaka olarak vermek
D) Sadece yoksullara yardım etmek
E) Harcamalarda hiçbir sınır tanımamak
Sevgili öğrenciler, bu soru, Kuran-ı Kerim'in İsra Suresi'nde yer alan önemli ayetler aracılığıyla bizlere toplumsal ilişkiler ve bireysel harcamalar konusunda çok değerli ahlaki ilkeler sunmaktadır. Şimdi bu ayetleri adım adım inceleyerek doğru cevabı bulalım:
- Ayeti Anlamak: Ayetlerin ilk bölümü, "Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver" diyerek yardımlaşmanın ve ihtiyaç sahiplerine destek olmanın önemini vurgular. Bu, toplumsal dayanışmanın bir gereğidir.
- Denge ve Ölçülülük İlkesi: Ayetlerin devamında asıl dikkat çekilen nokta şudur: "Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma." Bu ifade, ne cimrilik yaparak (eli sıkı olmak) malı biriktirmeyi ne de savurganlık yaparak (büsbütün eli açık olmak) düşüncesizce harcamayı doğru bulmadığını açıkça belirtir. Burada vurgulanan temel ilke, harcamalarda ve yardımlaşmada bir denge ve ölçü gözetmektir.
- Aşırılıklardan Sakınma: Ayet, aşırılıkların sonuçlarını da belirtir: "Yoksa kınanır, hasret içinde kalırsın." Cimrilik insanı toplumda kınanır hale getirirken, savurganlık da kişiyi malından mahrum bırakıp pişmanlığa (hasret içinde kalmaya) sürükler.
- Savurganlığın Şeytanla İlişkisi: Ayetlerin son kısmı, "Gerçekten de savurganlar şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür" diyerek savurganlığı şiddetle kınar. Bu, malı israf etmenin, Allah'ın verdiği nimetlere karşı nankörlük etmekle eşdeğer görüldüğünü gösterir.
- Ahlaki İlkeyi Belirleme: Tüm bu ifadeler bir araya geldiğinde, ayetlerin bize öğrettiği temel ahlaki ilke, cimrilikten ve savurganlıktan uzak durarak, harcamalarda ve yardımlaşmada dengeli, ölçülü ve bilinçli bir yol izlemektir.
Şimdi seçenekleri değerlendirelim:
- A) Sadece akrabalara yardım etmek: Ayet, akraba ile birlikte yoksul ve yolda kalmışı da zikrederek yardımın kapsamını geniş tutar. Dolayısıyla bu seçenek ayetin mesajını daraltır ve eksik kalır.
- B) Cimrilik ve savurganlıktan kaçınarak dengeyi gözetmek: Ayetteki "Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma" ifadesi tam olarak bu dengeyi ve ölçülülüğü vurgular. Bu seçenek, ayetlerin ana mesajını doğru bir şekilde yansıtmaktadır.
- C) Malların hepsini sadaka olarak vermek: "Büsbütün eli açık da olma" ifadesi, malların tamamını düşüncesizce harcamayı veya dağıtmayı doğru bulmaz. Bu, savurganlık olarak nitelendirilebilir. Ayet dengeyi öğütler.
- D) Sadece yoksullara yardım etmek: A seçeneğinde olduğu gibi, bu da ayetin yardım kapsamını daraltır. Ayet akraba, yoksul ve yolda kalmışı birlikte anar.
- E) Harcamalarda hiçbir sınır tanımamak: Bu seçenek, ayetteki "büsbütün eli açık da olma" ve "savurganlar şeytanların kardeşleridir" ifadeleriyle tamamen çelişir. Ayet, harcamalarda sınır tanımamanın savurganlık olduğunu ve kınandığını belirtir.
Yukarıdaki analizler ışığında, İsra Suresi $26$-$27$. ayetlerin toplumsal ilişkiler ve bireysel davranışlar açısından dikkat çektiği ahlaki ilke, cimrilik ve savurganlık gibi aşırılıklardan kaçınarak harcamalarda ve yardımlaşmada dengeyi gözetmektir.
Cevap B seçeneğidir.