12. sınıf din kültürü 2. dönem 2. yazılı 1. senaryo Test 2

Soru 08 / 16
İslam dini, insanın beden ve ruh sağlığını korumasını emreder. Hastalık durumunda tedavi olmanın gerekliliği üzerinde durulmuş, Hz. Peygamber de "Her hastalığın bir şifası vardır." buyurarak tedaviye teşvik etmiştir. Modern tıp, hastalıkların önlenmesi ve tedavisi için çeşitli yöntemler sunmaktadır.
Buna göre, aşağıdaki uygulamalardan hangisi İslam'ın sağlık ve tıpla ilgili ahlaki ölçüleriyle çelişmez?
A) Tedavi olmaktan kaçınarak hastalığın doğal seyrine bırakılması.
B) Bilimsel olarak kanıtlanmamış, şarlatanlık içeren yöntemlerle tedavi arayışı.
C) Salgın hastalıklara karşı aşı yaptırmanın dinden uzaklaşmak olduğu düşüncesi.
D) Hekimlerin tavsiyelerine uyarak ilaç kullanmak ve tıbbi müdahaleleri kabul etmek.
E) Hastalığı sadece Allah'tan bekleyip hiçbir beşeri çareye başvurmamak.

Sevgili öğrenciler,

Bu soru, İslam dininin sağlık ve tedaviye bakış açısını, modern tıp uygulamalarıyla ilişkilendirerek anlamamızı istiyor. Soru metninde de belirtildiği gibi, İslam hem beden hem de ruh sağlığının korunmasını emreder ve hastalık durumunda tedavi olmayı teşvik eder. Hz. Peygamber'in "Her hastalığın bir şifası vardır." sözü de bu teşviki açıkça ortaya koyar. Şimdi seçenekleri tek tek inceleyelim:

  • A) Tedavi olmaktan kaçınarak hastalığın doğal seyrine bırakılması: Bu yaklaşım, İslam'ın tedavi olmaya teşvik eden ve her hastalığın bir şifası olduğunu belirten öğretisiyle çelişir. İslam, insanın sağlığını korumak ve iyileşmek için çaba göstermesini ister.
  • B) Bilimsel olarak kanıtlanmamış, şarlatanlık içeren yöntemlerle tedavi arayışı: İslam, faydalı ilmi ve doğru bilgiyi aramayı teşvik eder. Bilimsel temeli olmayan, insanları aldatmaya yönelik şarlatanlık içeren yöntemler, hem maddi hem de manevi zarara yol açabilir ve İslam'ın dürüstlük, akılcılık ve fayda sağlama ilkeleriyle bağdaşmaz.
  • C) Salgın hastalıklara karşı aşı yaptırmanın dinden uzaklaşmak olduğu düşüncesi: Aşı, bilimsel yöntemlerle geliştirilmiş, salgın hastalıkların yayılmasını önleyen ve insan sağlığını koruyan bir tedbirdir. İslam, canın korunmasını temel bir ilke olarak kabul eder ve zararı engellemeyi (def-i mefasid) teşvik eder. Salgın hastalıklara karşı koruyucu tedbir almak, dinin temel amaçlarından biri olan "canın korunması" ilkesiyle tamamen uyumludur, dinden uzaklaşmak anlamına gelmez.
  • D) Hekimlerin tavsiyelerine uyarak ilaç kullanmak ve tıbbi müdahaleleri kabul etmek: Bu seçenek, İslam'ın sağlık ve tıpla ilgili ahlaki ölçüleriyle tamamen uyumludur. Soru metninde de belirtildiği gibi, İslam tedavi olmayı emreder ve teşvik eder. Modern tıp, bu tedavileri sunan bir araçtır. Uzman hekimlerin tavsiyelerine uymak, hem akla hem de dine uygun bir davranıştır. Bu, Allah'a tevekkül etmekle birlikte, gerekli sebeplere sarılmak anlamına gelir.
  • E) Hastalığı sadece Allah'tan bekleyip hiçbir beşeri çareye başvurmamak: İslam'da tevekkül (Allah'a güvenmek), gerekli tüm çabayı gösterdikten sonra sonucunu Allah'a bırakmaktır. Hiçbir beşeri çareye başvurmadan sadece Allah'tan beklemek, tevekkül anlayışının yanlış yorumlanmasıdır. İslam, insanın elinden gelen gayreti göstermesini, sebeplere sarılmasını ve sonra Allah'a güvenmesini ister.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, İslam'ın sağlık ve tıpla ilgili ahlaki ölçüleriyle çelişmeyen tek uygulama, bilimsel temellere dayanan modern tıbbın sunduğu imkanlardan, uzman hekimlerin tavsiyeleri doğrultusunda faydalanmaktır.

Cevap D seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16
Geri Dön