12. sınıf din kültürü 2. dönem 2. yazılı 5. senaryo meb Test 2

Soru 03 / 20
İslam’ın ekonomik hayatla ilgili ahlaki ölçüleri, bireylerin ve toplumun refahını sağlamak, adaleti tesis etmek ve sömürüyü engellemek amacı taşır. Bu ölçülerden biri olan "faiz yasağı" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğru bir ifade değildir?
A) Faiz, paranın para ile haksız kazanç sağlanmasıdır.
B) İslam, faizi toplumsal adaleti zedeleyici bir unsur olarak görür.
C) Bankaların verdiği kâr payı, faizden farklı olarak meşru kabul edilir.
D) Faiz, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir sistemdir.
E) Kuran'da faizin haram olduğu açıkça belirtilmiştir.

Merhaba sevgili öğrenciler,

İslam ekonomisi, bireylerin ve toplumun refahını, adaleti ve sömürünün engellenmesini esas alan önemli ahlaki ölçüler içerir. Bu ölçülerden biri de "faiz yasağı"dır. Şimdi, faiz yasağı ile ilgili verilen ifadeleri tek tek inceleyelim ve hangisinin doğru olmadığını bulalım.

  • A) Faiz, paranın para ile haksız kazanç sağlanmasıdır.

    Bu ifade doğrudur. İslam'da faiz (riba), sermayenin doğrudan bir üretim veya ticaret faaliyetine katılmadan, sadece zaman karşılığında veya borç verme karşılığında fazlalıkla geri alınması olarak tanımlanır. Bu durum, emek ve risk içermeyen bir kazanç olduğu için "haksız kazanç" olarak kabul edilir.

  • B) İslam, faizi toplumsal adaleti zedeleyici bir unsur olarak görür.

    Bu ifade de doğrudur. Faiz sistemi, parası olanın parasını işleterek daha fazla kazanmasını sağlarken, parası olmayanın borç alarak daha fazla ödeme yapmasına neden olur. Bu durum, gelir dağılımındaki adaletsizliği artırır, zengin ile fakir arasındaki uçurumu derinleştirir ve toplumsal dayanışmayı zayıflatır. Bu nedenle İslam, faizi toplumsal adaleti zedeleyen bir unsur olarak görür.

  • C) Bankaların verdiği kâr payı, faizden farklı olarak meşru kabul edilir.

    Bu ifade doğru değildir. Geleneksel bankacılıkta "kâr payı" adı altında verilen getiriler genellikle faiz niteliğindedir, yani önceden belirlenmiş, garanti edilmiş ve anapara üzerinden hesaplanan bir fazlalıktır. İslam'a göre meşru olan "kâr payı" ise, gerçek bir ticari veya sınai faaliyete ortaklık sonucunda elde edilen, risk ve kazancın paylaşıldığı, önceden garanti edilmeyen ve zarara da ortak olunabilen bir gelirdir. Katılım bankacılığı gibi İslami finans kurumları, bu tür meşru kâr payı prensipleriyle çalışmayı hedefler. Ancak, her "kâr payı" adlandırması, onu otomatik olarak faizden farklı ve meşru kılmaz. Önemli olan, gelirin elde edilme şekli ve dayandığı sözleşmenin İslami prensiplere uygunluğudur. Dolayısıyla, bankaların verdiği her "kâr payının" faizden farklı ve meşru olduğunu söylemek genel bir ifade olarak yanlıştır.

  • D) Faiz, zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir sistemdir.

    Bu ifade doğrudur. Faiz sistemi, sermaye sahiplerinin sermayelerini risksiz bir şekilde artırmasına olanak tanırken, sermayeye ihtiyacı olanların borçlanma maliyetlerini yükselterek ekonomik yüklerini artırır. Bu durum, zenginlerin daha da zenginleşmesine, fakirlerin ise borç yükü altında ezilerek daha da fakirleşmesine yol açar. Bu da toplumsal adaletsizliği pekiştirir.

  • E) Kuran'da faizin haram olduğu açıkça belirtilmiştir.

    Bu ifade doğrudur. Kuran-ı Kerim'de birçok ayette faizin (riba) yasaklandığı ve haram kılındığı açıkça belirtilmiştir. Örneğin, Bakara Suresi 275-279. ayetlerde faiz yasağına dair kesin hükümler bulunmaktadır. Bu ayetler, faizin Allah ve Resulü'ne savaş açmak gibi büyük bir günah olduğunu vurgular.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında, bankaların verdiği her "kâr payının" faizden farklı ve meşru olduğunu iddia eden C seçeneği, faiz yasağı ile ilgili doğru bir ifade değildir.

Cevap C seçeneğidir.

↩️ Soruya Dön
✨ Konuları Gir, Yapay Zeka Saniyeler İçinde Sınavını Üretsin!
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20
Geri Dön