Merhaba sevgili öğrenciler! 👋 Bu ders notu, hikayelerde anlatıcının kim olduğunu (birinci kişi mi, üçüncü kişi mi) anlamanıza yardımcı olacak temel konuları ve ipuçlarını içeriyor.
Hikaye veya roman okurken, olayları bize aktaran bir ses vardır. İşte bu sese "anlatıcı" deriz. Anlatıcı, yazarın seçtiği bir araçtır ve olayları, karakterleri ve mekanları bize sunar.
💡 İpucu: Anlatıcının kim olduğunu anlamak, metni daha iyi kavramanıza ve karakterlerin duygularını daha derinden hissetmenize yardımcı olur.
Birinci kişi anlatımda, hikayeyi anlatan kişi bizzat olayların içindeki bir karakterdir. Kendi yaşadıklarını, düşüncelerini ve duygularını "ben" veya "biz" diyerek aktarır.
Örnek: "Sabah erkenden uyandım, pencereden dışarı baktığımda hava henüz aydınlanmamıştı. İçimde garip bir heyecan vardı, sanki o gün bambaşka bir şey yaşayacaktım."
⚠️ Dikkat: Birinci kişi anlatıcı, sadece kendi bildiklerini ve hissettiklerini anlatabilir. Diğer karakterlerin iç dünyasına doğrudan giremez.
Üçüncü kişi anlatımda, hikayeyi anlatan kişi olayların dışında durur. Karakterleri ve olayları bir gözlemci gibi "o" veya "onlar" diyerek anlatır. Bu anlatıcı, genellikle her şeyi bilen ve gören bir konumdadır.
Örnek: "Sabah erkenden uyandı. Pencereden dışarı baktığında hava henüz aydınlanmamıştı. İçinde garip bir heyecan vardı, sanki o gün bambaşka bir şey yaşayacaktı."
💡 İpucu: Üçüncü kişi anlatıcı, hikayeye daha geniş bir bakış açısı sunar ve farklı karakterlerin perspektiflerini bir araya getirebilir.
Bir metinde anlatıcının kim olduğunu anlamak için dikkat etmen gereken bazı basit ipuçları var:
⚠️ Dikkat: Bazen metinlerde anlatıcı değişimi veya karma anlatım teknikleri kullanılabilir. Ancak bu test için temel farkları anlamak yeterli olacaktır.