🚀 Online Kendi Sınavını Oluştur ve Çöz!

11. sınıf din kültürü 2. dönem 1. yazılı 4. senaryo meb soruları Çözümlü Sorular

Örnek 01 / 31
Soru:
Kur’an-ı Kerim’de geçen temel kavramlardan biri olan hidayet, doğru yolu bulmak, hakka ulaşmak ve İslam’ın gösterdiği istikamette yaşamak anlamına gelir. Bu kavramın zıddı olan dalalet ise doğru yoldan sapmak, sapkınlık içinde olmak ve hakikatten uzaklaşmak demektir. Kur’an-ı Kerim’de bu iki kavram sıkça vurgulanır.

Aşağıdakilerden hangisi, bir kişinin hidayete erme sürecinde etkili olan faktörlerden biri değildir?
A) Kur’an-ı Kerim’in emir ve yasaklarına uymak
B) Allah’ın insanlara verdiği akıl ve iradeyi doğru kullanmak
C) Doğru bilgi edinmek ve ilim öğrenmek
D) İnsanların kişisel çabası olmaksızın sadece Allah’ın zorlayıcı iradesiyle hidayete ermek
E) Peygamberlerin tebliğ ettiği hakikatlere kulak vermek
Doğru Cevap: D

✍️ Çözüm:

Bu soru, Kur’an-ı Kerim’deki hidayet kavramının doğru anlaşılmasını ve insanın hidayete erme sürecindeki rolünü değerlendirmeyi amaçlamaktadır.


Seçenekleri inceleyelim:


  • A) Kur’an-ı Kerim’in emir ve yasaklarına uymak: Kur’an, hidayet rehberidir. Onun emirlerine uymak ve yasaklarından kaçınmak, doğru yolu bulmanın temel şartıdır. Bu, hidayet sürecinde etkili bir faktördür.

  • B) Allah’ın insanlara verdiği akıl ve iradeyi doğru kullanmak: Allah, insanlara akıl ve irade vermiştir ki, bu sayede doğruyu yanlıştan ayırabilsinler ve tercih yapabilsinler. Aklını ve iradesini doğru yönde kullanan kişi, hidayete yakınlaşır. Bu da etkili bir faktördür.

  • C) Doğru bilgi edinmek ve ilim öğrenmek: İslam, ilme ve bilgiye büyük önem verir. Doğru bilgi, hakikatleri anlamanın ve doğru yolu bulmanın anahtarıdır. Cehalet ise dalalete sürükleyebilir. Bu sebeple ilim öğrenmek, hidayet sürecinde önemli bir faktördür.

  • D) İnsanların kişisel çabası olmaksızın sadece Allah’ın zorlayıcı iradesiyle hidayete ermek: İslam inancına göre Allah, kimseyi zorla hidayete erdirmez veya dalalete sürüklemez. Allah, doğru yolu gösterir, ancak insanlara akıl ve irade vererek seçimi onlara bırakır. İnsan, kendi çabası, aklını kullanması ve doğruya yönelmesiyle hidayete talip olur. Allah da bu çabayı karşılıksız bırakmaz ve dileyeni hidayete erdirir. Dolayısıyla, kişisel çaba olmaksızın sadece zorlayıcı iradeyle hidayet beklentisi İslam inancına aykırıdır. Bu ifade, hidayet sürecinde etkili olan bir faktör değildir.

  • E) Peygamberlerin tebliğ ettiği hakikatlere kulak vermek: Peygamberler, Allah tarafından insanlara doğru yolu göstermek için gönderilmişlerdir. Onların tebliğ ettikleri hakikatlere uymak ve onların rehberliğini kabul etmek, hidayete ermenin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu da etkili bir faktördür.

Sonuç olarak, hidayet Allah’ın lütfu olmakla birlikte, insanın kendi çabası, aklını kullanması ve doğruya yönelme iradesiyle gerçekleşen bir süreçtir. Seçenek D, bu anlayışa ters düşmektedir.