Yukarıdaki metin parçasını incelediğimizde, anlatıcının olayları kendi bakış açısından, kendi yaşadıkları ve hissettikleri üzerinden aktardığını görmekteyiz. "Duraksadım", "yalnızım", "hayallerim vardı" gibi ifadeler, metnin birinci tekil şahıs ağzından yazıldığını, yani anlatıcının olayın bizzat içinde olan bir kahraman anlatıcı olduğunu göstermektedir.
Metinde kullanılan anlatım tekniğine gelince; karakterin aklından geçen düşünceler, anılar ve sorular, belirli bir mantık sırasına bağlı kalmadan, çağrışımlarla, dağınık ve kesik kesik bir şekilde okuyucuya sunulmuştur. "Boşluk... Hep bir boşluk hissi. Ne zamandır böyleyim? Belki çocukluğumdan beri. O daracık sokaklar, annemin sesi, babamın sert bakışları... Hepsi bir sis perdesinin ardında. Şimdi bu koca şehirde, kalabalığın içinde yalnızım." gibi ifadeler, karakterin zihninden geçenlerin doğrudan ve filtresiz bir biçimde aktarıldığını, yani bilinç akışı tekniğinin kullanıldığını ortaya koymaktadır. Bilinç akışı tekniğinde, karakterin iç dünyasındaki karmaşık düşünceler, duygular ve anılar, okuyucuya olduğu gibi, çoğu zaman dilbilgisel kurallara pek bağlı kalmadan sunulur.
Bu bilgiler ışığında doğru seçenek, anlatıcının kahraman anlatıcı ve baskın anlatım tekniğinin bilinç akışı olduğu A şıkkıdır.